Tarrasch’ın Gözünden Lasker – Tarrasch 1908: Münih’e Taşınma ve 5. Parti

Münih’te maçın organizasyonu Düsseldorf’takinden çok daha parlaktı. Organizasyon komitesi, oyun alanını ikramlarla yeterli ölçüde donatmaya ve genel olarak bir bayram havası yaratmaya büyük çaba göstermişti. Ayrıca maçın duyurusunun yapılması için de hiçbir masraftan kaçınılmamıştı, bütün salonlara ve sokak köşelerine konulan afişler maç hakkında halkı bilgilendiriyor ve ziyarete davet ediyordu. Gerçekten de, şehir idaresi tarafından kullanıma sunulan belediye salonunun uygun olmadığı ortaya çıkınca maçın düzenlendiği, Müze Derneği’nin odaları çok yüksek sayıda ziyaret ediliyordu;  günde ortalama 1400 kişi, fakat bazı günlerde bu sayı 2400’e kadar çıkıyordu. Sadece kısa bir zaman için (12-18 Eylül) maç, Lasker’in tabiriyle içinde ilham perisini yaşatan, eski ve güzel belediye salonuna taşındı fakat sonrasında yine müzeye geri dönmek zorunda kaldık zira belediye salonu başka işler için tahsis edilmişti ve maç da böylece müzede tamamlanmış oldu.

Münih’te maçın büyük kısmının oynandığı Müze Cemiyeti’ne ev sahipliği yapan Palais Porcia (1891)

Lasker seyahatten ötürü kendini yorgun hissettiği için maça 31 Ağustos’ta kaldığı yerden devam edilemedi ve böylece 12:30’da müze salonunda sadece bir açılış töreni yapıldı. Maçın düzenlenmesinde ve idaresinde büyük hizmetleri olan Organizasyon Komitesi Başkanı Yarbay Kürschner, öncelikle salondaki bazıları uzak yerlerden gelmiş çok sayıda satranç dostunu selamladıktan sonra açılış konuşmasına şöyle devam etti:

“Münih satranç çevrelerinin şehir idaresi tarafından sıcaklıkla karşılanan talebi ve her ikisi tarafından gösterilen cömertlik, satranç dünyasının yıllardır ulaşmaya çalıştığı hedefe giden yolda bir temel oluşturdu. Coburg’tan Alman Satranç Birliği Başkanı Bay Profesör Dr. Gebhardt ve Nürnberg’ten Bavyera Satranç Birliği Başkanı Bay Schenzel’in enerjik ve etkili çalışmaları aralarında birçok Bavyera kulübünün de olduğu Alman satranç kulüplerinin ve cömert bağışçıların fedakarlıklarıyla başarılı bir şekilde ödüllendirilmiş oldu. Alman sınırlarının dışında da fedakarlıklar vuku buldu. Kayıtlarımızda dost ve sevgili Avusturya’dan gelen değerli bağışların yanı sıra Amerika’dan gelen ve dolayısıyla maça olan ilginin ne kadar büyük ve yaygın olduğunu kanıtlayan bir bağış da bulunmakta. Artık vakit geldi! New York’tan Dr. Lasker ve Nürnberg’ten Dr. Tarrasch Düsseldorf’ta başlayan maça şimdi Münih’te devam etmeye ve büyük mücadelelerini bir neticeye erdirene kadar sürdürmeye hazırlar. Baylar! Sizleri Organizasyon Komitesi adına gönülden selamlıyor ve tüm satranç dünyası namına bu zorlu çabayı göstermenizdeki istekliliğiniz için size teşekkür ediyorum. Ve şimdi, değerli baylar, Tanrıça Caissa kime çam yaprağını bağışlarsa O bu gerçek silahlarla yapılan zorlu savaşta kazanılmış zaferin haklı sahibi olacaktır. Baylar! Her iki satranç kahramanına da üç defa selam!

Bundan sonra Bay Schenzel sözü aldı ve şu konuşmayı yaptı:

Çok değerli hazirun!

Bavyera Satranç Birliği adına saygıdeğer büyükustaları selamlamaktan memnuniyet duyuyor onlara sevgili memleketimize hoşgeldiniz demek istiyorum. Umuyorum ki zafer tacı için yaptığınız bu mücadeleniz, ideal amaçlar uğruna heyecan taşıyan kurum ve kişilerce gösterilen fedakârlık e sağduyu sayesinde ileriye doğru yürüyüşüne devam eden günümüz satrancı için verimli bir etki yapsın.

Münih satranç kulüpleri günümüzün en önemli iki satranç sanatçısı arasında 15 yıldır beklenen bu maçı artık gerçekleştirmek adına talepte bulunmuşlardı. Münih satranç dostlarına ve temsilcilerine ve saygıdeğer Başkan Yarbay Kürschner de aralarında olmak üzere Organizasyon Komitesi üyesi baylara özverilerinden ötürü teşekkür ediyor ve sergiledikleri asil çabanın tüm satranç dünyasını bu soylu oyunun daima gelişmesi ve yayılması yolunda ortak bir rekabete sevk etmesi adına örnek olmasını diliyorum. Fakat eğer bu uğurda Mühih şehir idaresi bize eşsiz bir dost ve yardımcı olmasaydı tüm çabalarımız yine bir süs olarak kalır ve kum gibi dağılırdı. Belediye kurumları her iki büyükustaya da dünya şampiyonluğu unvanı için maçlarını Münih şehrinin surları içerisinde oynamaları için resmi bir davetiye yolladı ve bu davetiyelerine maçın oldukça yüksek masraflarını karşılamak adına önemli bir meblağ sağlayacaklarını da bildiren yüce gönüllü kararlarını da eklediler. Bu başarının çekirdeğini içinde taşıyan bir eylemdi. Tüm kültür alanlarında anavatanın yakın veya uzak kardeş şehirleriyle rekabet halindeki Bavyera metropolü, güzel sanatlara hamilik yapmak konusunda Almanya şehirleri arasında ilk sırada yer almaya doğru emin adımlarla ilerliyor. Bunun artık satranç sanatı alanında da böyle olduğu unutulmayacaktır. Sonraki nesiller şimdiden bin yılı aşmış satranç tarihine baktıklarında Münih’in satranç sanatının hak ettiği yere gelmesinde itici bir güç rolünü oynadığını fark edeceklerdir. Tüm milletlerden büyük siyasi gazeteler, binlerce satranç köşesi ve konuyla ilgili dergiler Münih şehrinin ve kurumlarının örnek olması gereken kararlarından bahsetmişler ve böylece Münih şehrinin namı dünya çapında da yayılmıştır. Fakat sadece cömertliği nedeniyle değil, aynı zamanda kişisel görüşmelerde sergilediği uzlaştırıcı tutumla da -özellikle de pek saygıdeğer Belediye Başkanı Dr. von Borscht tarafından sergilenen- Münih şehri çabamızı onurlandırmıştır. Bavyera Satranç Birliği ve inanıyorum ki burada hazır bulunan herkes ve tüm satranç dünyası adına, şehrimizin her iki kurumuna da, dünya şampiyonluğu maçının oynanmasına dair yüce gönüllü arzuları ve çabaları için en kalpten teşekkürlerimi belirtmek istiyorum.

Bavyera’nın bu güzel başkenti, Alman şehirlerinin tacındaki bu inci, umuyorum ki gelişsin, serpilsin ve büyüsün. Burada bulunan değerli konuklardan bana bu teşekkür haykırışımda eşlik etmelerini istiyorum: “Başkent ve imparatorluk şehri Münih, çok yaşa!!!”

Münih’teki eski belediye binası salonundan bir görünüm

Bu coşkulu konuşmalardan sonra sözü ben aldım ve Münih şehrine, Münih satranç kulüplerine ve ayrıca yüce gönüllü bağışçılar ile maçın gerçekleşmesinde hizmetleri bulunan herkese gönülden teşekkürlerimi belirttim. Böylece tören sona erdi ve bir sonraki gün maç yeniden başladı.

Bu parti rakibim tarafından kusursuz bir şekilde idare edildi. Beyaza avantaj sağlayan 16. Fg5 hamlesini daha üçüncü partiden sonra zaten en kuvvetlisi olarak belirtmiştim fakat yine de oyunun kaybedilmek zorunda olmadığına inanıyordum zira bir usta bana buna karşı yine de 16…h6? hamlesini oynayabileceğimi öğütlemişti. Ama bu hamle iyi değildi ve hemen güçlüklerle karşılaştım; bu güçlükleri engellemek için g7-g5 oynayarak kendime yeni zorluklar yarattım. 25. hamlede Ag6 oynamayı kaçırdıktan sonra konumum tamamen savunulamaz bir hal aldı. Bu rakibimin baştan sona benden daha iyi oynadığı ilk oyundu.

Tarrasch’ın Gözünden Lasker – Tarrasch 1908: 4. Parti

Bu partide, maçın diğer bazı partilerinde olduğu gibi, kendi mezarımı kendim kazdım. Talihsiz ve hatta demek istiyorum ki sinirsel bir kale fedası fikri! Partinin genel planı, bu sefer kesinlikle kolay olmamakla beraber, kusursuzdu ve oyunu herhangi bir feda olmaksızın herhalde kazanacaktım. Lasker’in fedayı çürütüşü bitiriciydi ve herhangi bir direniş çabası da beyhude görünüyordu. Böylece üç parti kaybettikten sonra maçın Düsseldorf’ta oynanan kısmı sonlandı zira Münih haklı olarak maçın büyük kısmının surları içerisinde oynanmasını şart koşmuştu.

Tarrasch’ın Gözünden Lasker – Tarrasch 1908: 3. Parti

Bu partideki oyunumdan memnundum. Gerçi rakibimin feda edilen piyonu geri alması halinde daha iyi oyuna sahip olacağı şeklinde doğru yönde bir hissiyatım vardı ancak rakibim bunun için uygun zamanı kaçırıp şah kanadı hücumu için oynayınca, bu önemsenmemiş piyon ile partiyi sonuçlandırmayı başardım. Güzel bir oyundu.

Tarrasch’ın Gözünden Lasker – Tarrasch 1908: 2. Parti

Bu partiden utanç duymalıyım. 15. hamlede g7 piyonunu alarak o kadar açık bir üstünlük elde ettim ki, hamle sirasi bendeyken çoğu zaman dışarıdaki salonu dolaşan Lasker seyircilere “İkinci partiyi her zaman kaybederim” demiş. Ama burada bir önceki kaybedilen partinin de etkisi var. 16. hamlede hücuma devam etmek veya piyonu almak konusunda kararsızdım ve ikincisini seçtim çünkü kendi kendime hücumun büyük ihtimalle durdurulabileceğini ve daha sonra basitçe piyonu alıp kazanca yetecek bir üstünlüğü garantilemediğim için pişman olacağımı söyledim. Eğer ilk partiyi kaybetmeseydim, şüphesiz hücum için oynardim, çünkü en kötü halde partiyi kazanamasam bile direkt olarak kötü bir duruma düşmezdim. Bu şekilde kaybımı telafi ederek rakibimi yakayalabilirdim. Ancak oyundaki plan da zafer için yeterliydi. Fakat bu noktada en iyi savunma sistemini seçmedeki kararsızlığım sahneye çıktı ve bunun neticesinde çok kötü bir zaman sıkışmasına girdim. Bu da benim kazanılmış partiyi bir dolu zayıf hamle ile berbat etmeme yol açtı.

İki yenilginin moralime yaptığı etkiden öncelikle kendimi kurtarmalıydım ve böylece iki günlük bir mola aldım.

Tarrasch’ın Gözünden Lasker – Tarrasch 1908: Açılış ve 1. Parti

Maçın ilk kısmı gördüğüm en güzel şehirlerden biri olan Düsseldorf’ta oynandı. Bu, o sene kongresini Düsseldorf’ta yapan Alman Satranç Birliği’nin isteği üzerine gerçekleşen bir durumdu.

Düsseldorf’taki Kunstpalast (Birebir çevirirsek “Sanat Sarayı”)

Maçın açılışı 17 Ağustos Pazartesi günü saat 14:45’te Düsseldorf Sanat Sarayı’nın (Kunstpalast) salonlarında Bay Prof. Dr. Gebhardt tarafından Belediye Başkanı Bay Marx’ın huzurunda gerçekleştirildi. Kısa konuşmasında Gebhardt, satranç dünyasınca uzun zamandır özlemle beklenen bu anın önemine dikkat çekti ve sözlerini güzel bir dilekle, “Daha kuvvetli olan kazansın!” diyerek noktaladı. Bunun üzerine renk belirlenmesi için kura çekimine geçildi ve kura benim için kötü sonuçlandı: Lasker ilk partide beyaz taşlara sahip olacaktı. Ve nihayet birçok seyirci tarafından nefes kesen bir heyecanla izlenen mücadele başladı:

İlk partide kazanç veya mağlubiyet hemen her zaman maçın seyrine dair bir fikir verir. Modern zamanlardaki çoüu maçta (Steinitz – Zukertort, Lasker – Steinitz, Tarrasch – Walbrodt, Janowski  – Marshall, Marshall – Tarrasch, Lasker – Marshall) ilk partiyi kazanan taraf maçı da kazanmıştı. Buna karşın elbette ilk partinin gidişatı yüzünden moralimi bozmaktan bir hayli uzaktım. En başından itibaren benim açımdan pek de iyi olmayan bir oyunsonunda rakibimin şah kanadındaki piyon çokluğuyla mücadele etmek durumunda kaldım ve nihayetinde bu piyon çokluğu sonucu belirledi. Beraberlik şansını, baştaki güçlüklerden tükenmiş bir halde kullanamamam pekâlâ affedilebilir. Bu noktada kendime belli bir güvensizliğimin, özellikle de planlarımın uygulanmasında bir tereddütün, söz konusu olduğu söylenebilir. Oyunda uzun zaman c6-Şc7-b5 vb. oynamayı ve vezir kanadındaki piyon çokluğumu devreye sokmayı planladım, ama daha sonra bu harika plandan 26. ve 32. (32…b5!) hamlelerde saptım. Önceki hamlelerde hatırı sayılır derecede iyileşen konumumu fazla iyimser değerlendirmem 35. hamlede hafif taşların değişiminden kaçınmama sebep oldu ve bunu da cezalandırılmam takip etti. Yine de Lasker tarafından iyi oynanmış ve benim de kötü oynamadığım ilginç bir partiydi. Erken vezir değişimi ile oyunsonuna girmeyi herkesin malumu olduğu üzere seven rakibimin stiline tamamen uygun bir oyun.

Tarrasch’ın Gözünden Lasker – Tarrasch 1908: Maç Öncesi (V)

Bağışların toplanması için son tarih olarak belirtilen 6 Temmuz yaklaşıyordu. Bu arada bu mektupta da görüleceği gibi Münih Belediyesi 1000 Mark bağışını 6000 Mark gibi bir tutara yükseltmeye karar verdi:

Münih, 13 Haziran 1908

Kraliyet Başkenti ve Payitahtı Münih Belediyesi.

Bavyera Satranç Birliği’ne

Konu: Lasker ve Tarrasch arasında satranç maçı

Önceki ayın 25’inde gönderdiğiniz kıymetli yazınız üzerine her iki belediyeden mesai arkadaşlarımın Lasker ve Tarrasch arasındaki satranç maçı için onaylanan meblağın 1000 Mark’tan 6000 Mark’a çıkarılmasına karar verdiğini saygılarımızla arz ederiz.

Belediye Başkanvekili: I. V. (İmza) Brunner

Sekreter: (İmza) Leupold

Philip Brunner(1844-1919): Almanya’daki statüye göre o zamanlar “Oberbürgermeister “olan von Borscht’un altında “Zweiter Bürgermeister” unvanına sahip olan Brunner, maçın oynanabilmesinde büyük katkısı olan bir paranın sağlandığını müjdelemişti

Ancak bu yüce gönüllülüğe rağmen toplanan miktar 23.000 Mark veya en azından 18.000 Mark gerektiği halde sadece 11.500 Mark’ta kaldı. Böylece 5 ve 18 Haziran sözleşmeleri geçersiz hale geldi, maç girişimi Lasker taleplerini azaltmadığı takdirde başarısızlıkla sonuçlanacaktı. Yeniden sevimsiz görüşmeler başladı; ancak bu sefer Lasker şartları göz önüne alıp ödün vermeye yanaşınca görüşmeler hız kazandı.

4 Temmuz tarihli mektubunda Profesör Gebhardt Lasker ile toplanan miktarı paylaştı ve maçın talepleri doğrultusunda oynanmasının mümkün olmadığı görüldükten sonra Lasker’in yeni öneri ve tekliflerini 15 Temmuz’a kadar beklediğini belirtti. Lasker bunun üzerine şu önerilerde bulundu:

Berlin, 7 Haziran 1908

Pek saygıdeğer Bay Profesör!

Öncelikle size hatırı sayılır çabalarınız ve maçın gerçekleşmesi adına gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim. Yarın Kopenhag’a gideceğim için acelem var, ancak mümkünse maçla ilgili herhangi bir gecikme yaşanmasını önlemek istiyorum. Eğer bana katılım payımın 7500 Mark, kazananın 4000 Mark ve kaybedenin 2500 Mark alacağı bir teklif yaparsanız kabul edeceğim. Maç tercihi size ait olmak üzere 20 parti veya 6 galibiyet üzerinden oynanabilir. Son durumda elbette beraberlikler sayılmayacaktır. Bağışlar henüz bitmiş gibi düşünülmemeli, daha fazla para halen gelebilir.

Eğer başka bir teklifiniz varsa lütfen kendisinden beni tam yetkiyle temsil etmesini isteyeceğim, Augsburg Makine Fabrikası Müdürü ve aynı zamanda oradaki satranç kulübünün başkanı olan, Bay Richard Buz ile müzakere edin.

En derin saygılarımla,

Emanuel Lasker

Buna Profesör Gebhardt şu şekilde cevap verdi:

Coburg, 8 Temmuz 1908

Pek saygıdeğer Bay Doktor!

Az önce gelen mektubunuzda memnuniyetle görüyorum ki şartları dikkate alarak yerine getirilemez bir taleple maçın gerçekleşmemesine yol açmak istemiyorsunuz. Yeni şartlarınız görebildiğim kadarıyla şöyle:

  1. 6 galibiyet (beraberlikler sayılmayacak) veya 20 oyun üzerinden oynanacak.
  2. Galibiyet ödülü 4000 Mark olacak.
  3. 7500 Mark garanti bir katılım payı alacaksınız.
  4. Dr. Tarrasch mağlubiyeti halinde 2500 Mark tazminat alacak.

“Maçın 17 Ağustos’ta Düsseldorf’ta başlangıcı yeni görüşmeler nedeniyle ertelenmeyecek”, bunu ayrıca belirtmeye gerek yok.

Buna göre aşağı yukarı 3000 Mark daha toplanmalı. Bu mümkün mü, bilmiyorum. İlk talebinizden vazgeçtiğiniz için ama biraz daha fazla olasılık var. Ancak son zamanlarda gelen ve 10000-15000 Mark gibi bir katılım payı talebine rağmen görüşmelere başladığım için bana az ya da çok öfkeli kelimelerle derin bir memnuniyetsizlik ifade eden mektuplardan ve makalelerden görebildiğim kadarıyla eğer şu iki hususu kabul etmezseniz daha fazla çaba da sonuç getirmeyecek:

  1. Maç 8 galibiyet üzerinden aynı katılım payı -7500 Mark- ile oynanır. (Genel kanı maçın 20 partiden fazla sürmeyeceği veya bu sayıyı çok aşmayacağı yönünde)
  2. Oynanacak oyunları zaten maçın oynanmasına herhangi bir katkı sağlamayan yurtdışında kendiniz için en avantajlı bir şekilde kullanma hakkınıza dokunmamak kaydıyla bağışçılar partilerden hiç değilse bir kısmını görmeyi talep ediyor. Bunda da tabii hakları var! Size teklifim bu haklı talebe partilerin bizim tarafımızdan seçilecek yarısının hemen yayınlanacağı şeklinde karşılık vermeniz. Bundan elde edilecek gelir her iki oyuncuya eşit olarak paylaştırılacaktır.

Eğer bu iki isteği yerine getirirseniz bir kez daha eksik meblağı tamamlamaya çalışmaya hazırım ama aksi halde bunu yararsız bir çaba olarak addediyorum. Yine belirtmek isterim ki ilk durumda (çev. istekler yerine getirilirse) maç en azından benim görüşüme göre şimdiden kesinleşmiş denebilir.

En derin saygılarımla,

Dr. Gebhardt

Bu değişikliklere birkaç günlük düşünmenin ardından Lasker nihayet olumlu cevap verdi:

Kopenhag, 11 Temmuz 1908

Pek saygıdeğer Bay Profesör!

İvedi cevabınız için çok teşekkürler. Farklı tarafların isteklerine karşı adil olmaya çalışan konumunuzun zorluğunu anlamıyor değilim. Ancak buna karşın bu tanımadığım tarafları onlarla bizzat görüşemediğim için dikkate alamam. Benim katılım payı talebimin gerçeklere uygun olduğu uygun bir düzenlemeyle giriş ücretlerinin çok daha fazla tutacak olmasından bellidir. Yine de sizin verdiğiniz emekleri dikkate alarak böyle büyük bir maçın mahvolmasına izin vermemek için sizinle olabildiğince tavizkar olacağım. Önceki mektuplaşmamızda olduğu şekliyle şartlarımı yineliyorum:

  1. Kazanan 4000 Mark alır.
  2. Kaybeden 2500 Mark alır.
  3. Bunun dışında 7500 Mark katılım ücreti alırım.

Daha açık ifade etmek gerekirse: eğer kazanırsam; ben 11.500 Mark alırım, Dr. Tarrasch 2500 Mark alır. Dr. Tarrasch kazanırsa ben 10.000 Mark alırken Dr. Tarrasch 4000 Mark alır.

Maç sizin isteğinize uygun olarak sekiz galibiyet üzerinden oynanır. Doğrusu bu kadar uzun bir maçı bir yaşam enerjisi israfı olarak değerlendiriyorum zira son oyunları kazanmak meselesi zaten yorgun bir durumdayken adeta olağanüstü bir hal alıyor ama bu konuda bir değişiklik yapmayı geleceğe bırakıyorum.

Ancak böyle uzun bir maçta oyunculara tanınan boş gün hakkının üçer günden beşer güne çıkarılmasını zaruri olarak değerlendiriyorum.

Maç, tartışma konusu tüm hususlarda uzlaşmanın sağlandığını gösteren bir telgrafın oyunculara gönderilmesinden beş hafta sonra başlar. Maçın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine göre bazı söz verdiğim şeyleri değiştirmekte esnek olmak durumunda kaldığım için daha kısa zamanda işlerimi yoluna koyamam.

Siz, tıpkı oyuncuların kendileri gibi, maçın her oyununu her Alman gazetesine sabitlenmiş küçük bir ücret karşılığında satma hakkına sahipsiniz. Buna karşın oyuncular partilerin hak sahipleri (ve onlardan elde edilecek gelirlerin de) olarak kalırlar ve bu hem oyun salonunda hem de giriş biletinde belirtilmelidir.

Katılım payının taksit taksit ödenmesi için tarihleri ilk oyun günü (2500 Mark), bir oyuncu üç puana ulaştıktan sonra (2500 Mark) ve bir oyuncu altı puana ulaştıktan sonra (2500 Mark) olarak düşünüyorum.

Maçın bitiminden sonra ise galip veya mağluba verilecek 4000 veya 2500 Mark ödülü alacağım.

Bu şartlar size üzerinde çalışılabilir gibi görünüyorsa ne ala! Değilse, çokça denildiği gibi, biraz sinir bozucu bu görüşmeleri sonlandırmama izin verin ve dostça fakat üzgün bir şekilde vedalaşalım. Berlin’e ya da daha çok dünyadan uzak Schlachtensee’ye geri dönüyorum.

En derin saygılarımla,

Emanuel Lasker

Lasker’in dünyadan uzak diye nitelediği Schlachtensee’de bir akşam manzarası
Walter Leistikow, Abendstimmung am Schlachtensee, um 1895, Stiftung Stadtmuseum Berlin

Artık iş sadece eksik 2500 Mark’ın sağlanmasına kalmıştı ve artık bu noktada maç iptal edilmemeliydi. Böylece bu tutarı şahsen garanti etmeye hazır olduğumu açıkladım, tabii bu meblağın satrançseverlerce sağlanacağı ve garantimin bir formalite olarak kalacağı yönünde Profesör Gebhardt’ın paylaşımlarına dayanan bir beklentiyle. Böylece nihayet bütün zorluklar post tot discrimina rerum (birçok krizlerden sonra) aşılmış oldu; yorulmak bilmez ısrarcılığı ve diplomatik yeteneğiyle Profesör Gebhardt, Münih Belediyesi ve başta Bavyera olmak üzere Alman satranç çevreleri sayesinde. Maç 24 Temmuz’da hazırlanan şu son sözleşmeyle kesinleşti:

Coburg 24 Temmuz 1908

Bir tarafta I. Başkanı Coburg’tan Profesör Gebhardt ve sekreteri Nürnberg’ten J. Schenzel tarafından temsil edilen Alman Satranç Birliği, diğer tarafta New York’tan Bay Dr. Em. Lasker ve Nürnberg’ten Bay Dr. S. Tarrasch arasında sözleşme

  1. Dr. Lasker ve Dr. Tarrasch satrançta dünya şampiyonluğu için bir maç yapmaya hazırdır.
  2. Bu maçta kazanan ilk olarak sekiz galibiyete erişen taraf olacaktır, berabere partiler sayılmayacaktır.
  3. Kazanan Alman Satranç Birliği tarafından verilen 4000 Mark ödülün sahibi olacaktır. Kaybeden 2500 Mark alacaktır.
  4. Bay Dr. Lasker bunun yanı sıra ayrıca 7500 Mark katılım payı alır. Dr. Tarrasch kendi katılım payından maçın gerçekleşmesi adına, eğer bu ona bağlıysa, feragat eder.
  5. Maç Düsseldorf’ta 17 Ağustos 1908, Pazartesi günü saat öğleden sonra 2.45’te başlayacaktır ve 31 Ağustos’tan sonra Münih’e taşınacak ve orada sona erecektir.
  6. Bir haftada altı gün ve bir günde oyun yerinin isteği dikkate alınarak öğleden sonra veya akşam olmak üzere en fazla altı saat oynanır.
  7.  İki oyuncu da beş defa bir günlük mola alma hakkına sahiptir ama bu oyunun başlangıç saatinden en geç bir saat öncesine kadar rakibin yardımcısına bildirilmelidir.
  8. Hiçbir günde ikinci bir oyuna başlanmayacaktır.
  9. Her oyuncu bir saat içerisinde 15 hamle yapacaktır, tasarruf edilen zamanlar hesaplanarak.
  10. Maç başlamadan önce her iki rakip birlikte tarafsız birini seçecektir.
  11. Her oynanan yerde oyuncular görevi fikir ayrılıklarında hakikati tespit etmek olan birer yardımcı seçecektir. Bir itiraz rakibin yardımcısına yazılı olarak ulaşacak ve maddi gerçeğe dair zabıtla birlikte tarafsız hakemin nihai kararına sunulacaktır. Bu karar bir hafta içerisinde verilecektir. Her oyuncu rakibinin iki yardımcısını reddetme hakkına sahiptir, gerektiği takdirde yerel komite bir yardımcı atayacaktır.
  12. Her iki rakip de -daha önce oyun sona ermemişse- her an 50 hamleden sonra berabere isteyebilir. 50 hamle sayımı bir taş alındığında veya piyon sürüşü yapıldığında yeniden başlar.
  13. İki rakip de yarıda kalan bir partiyi bir üçüncünün huzurunda analiz edemez veya partiye bakamaz.
  14. Giriş ücretleri şu amaçlarla kullanılır:
  15. Bay Dr. Tarrasch tarafından garanti edilen eksik meblağı kapatmak için
  16. 500 Mark’a kadar Alman Satranç Birliği’nin masraflarını karşılamak için
  17. Artan miktar her iki oyuncuya da eşit paylaştırılır.
  18. Partilerin mülkiyet hakkı her iki oyuncuya aittir. (Maçtan önce partiler üzerine mülkiyet hakkımdan Alman Satranç Birliği yararına feragat ettim.)
  19. Her iki oyuncu da 2000 Mark Alman Satranç Birliği’ne ödemekle yükümlüdür. Bu meblağ eğer bir usta maç başlamadan maçtan çekilirse diğer ustaya ödenir. İlk partinin bitimiyle bu tutar oyunculara geri ödenir.

EK

  1. Beşinci Maddeye Ek: Eğer bir parti 26 Ağustos Çarşamba günü biterse, 27 Ağustos Perşembe yeni bir oyuna başlanmayacak, bunun yerine bir oyun Wiesbaden’de oynanacaktır. Maçın 31 Ağustos’ta Münih’te devamı bundan etkilenmeyecektir.
  2. Altıncı Maddeye Ek: Düsseldorf’ta ilk gün (17 Ağustos Pazartesi) 3-7 ve kalan günlerde 12:30-16:30 ve 6-8 saatleri arasında oyunlar oynanacaktır.
  3. Dokuzuncu Maddeye Ek: Eğer mola verilmeksizin dört saat oynanırsa, ilk zaman kontrolü 30 hamleden sonradır. Zaman aşımı partinin kaybedilmesi anlamına gelir.
  4. Onuncu Maddeye Ek: Tarafsız hakem olarak Stuttgart Satranç Kulübü Başkanı Bay Otto Rosenfeld seçilmiştir. Kendisi de bunu kabul etmiştir.
  5. Onbirinci Maddeye Ek: Her iki yardımcı da oyunlar başlamadan saatleri kontrol edecektir. (Benim yardımcım olarak tüm maç boyunca Nürnberg’den tıp öğrencisi Bay Heinrich Renner görev yaptı. Lasker’in Düsseldorf’ta yardımcısı Coburg’tan Bay Appun ve Münih’te yardımcıları dönüşümlü olarak Bay Mühendis Schropp ve Bay Kollmann idi.
  6. Onüçüncü Maddeye Ek: Bir kural ihlali, tarafsız hakem eğer kanıtı yeterli görürse, partinin kaybıyla sonuçlanır. “Huzurunda bulunmak” ile bilinen iyi bir oyuncunun fiilen katılımı kastedilir.
  7. Onaltıncı Maddeye Ek: Her iki oyuncu da 2000 Mark tutarındaki cayma bedelini doğru şekilde ödemiştir.
  8. Onyedinci Maddeye Ek: Oyun kuralları olarak, eğer yukarıdaki maddelerde aksi belirtilmemişse, Alman Satranç Birliği’nin Ranneforth Satranç Takvimi’nde yayınlanan kuralları geçerlidir.

Düsseldorf, 17 Ağustos 1908.

Alman Satranç Birliği Yönetimi’ni temsilen

Prof. Dr. Gebhardt                                                                  Emanuel Lasker (İmza)

I.Başkan              

J. Schenzel                                                                                Siegbert  Tarrasch (İmza)

Sekreter

Geriye maçın gerçekleşmesi için büyük yararlılık gösteren herkese burada en sıcak teşekkürlerimi ifade etmek kaldı, öncelikle fazlasıyla ölçülü ve sabırlı bir şekilde bu sıkıcı ve yorucu görüşmeleri yürüterek iyi bir neticeye erdiren Alman Satranç Birliği Başkanı Bay Profesör Gebhardt’a, yine aynı şekilde girişimi ve cömertliğiyle maçı hayata geçiren Münih şehrine, Münih Komitesi’ndeki maçı mükemmel bir şekilde organize ve idare eden başta Yarbay Kürschner ve Bay von Parish olmak üzere beyefendilere, nihayetinde maddi katkılarıyla maçın gerçekleşmesine katkıda bulunan bütün satrançseverler ve satranç kulüplerine. Böylece onlar satranç tarihinde onurlu bir yer edinmeyi garantilediler ve onlara müteşekkirliğimi göstermek adına isimlerini burada zikretmeyi bir görev addediyorum.

Bağışçı Listesi:

bagisci-listesi

Önceki Sonraki

Tarrasch’ın Gözünden Lasker – Tarrasch 1908: Maç Öncesi (III)

Bundan birkaç gün önce (18 Nisan) Profesör Gebhardt Lasker ile olan ilişkilerini yeniden başlattı ve böylece görüşmeler yeni bir safhaya girdi. Gebhardt’ın niyeti Lasker ve beni Coburg’a davet etmek ve orada şahsen hazır bulunarak bir anlaşmaya varmaktı. Fakat ben bu teklifi reddettim, çünkü Alman Satranç Birliği, Bavyera Satranç Birliği ve bununla ilişkili olarak Münih Komitesi’nin görüşmeleri benden çok daha verimli sürdürebileceklerine dair bir inanç besliyordum; tüm bu kurumlar en azından oyuncuların bazı küçük modifikasyonlarla imzalamak zorunda kalacakları uygun şartları kesin olarak belirleme otoritesine sahiplerdi. Aynı zamanda tarafımca az ya da çok akla yatkın ve alışılageldik bütün şartların uygun olduğunu ve başka türlü olmuyorsa bir defa olmak kaydıyla yer değişikliğini de kabul edeceğimi ancak bunun Lasker ile maç yapmak için son şans olduğunu açıkladım.

Maçın gizli kahramanı Dr. Rudolf Gebhardt
1901-1920 arası Alman Satranç Birliği Başkanı

Yazıda geçen profesör unvanı bugün anladığımız tarzda bir akademik unvandan ziyade lise hocalığına atıf yapıyor zira kendisi aslında 1605’te kurulan köklü bir lise -gymnasium- olan Casimirianum Coburg’ta eski diller derslerine giren bir öğretmen. Elbette o devirdeki lise hocalarının, hele böyle köklü kurumlarda çalışıyorlarsa, günümüzdeki üniversite profesörlerini amiyane tabirle ceplerinden çıkaracaklarını da unutmamak lazım.

Bunun üzerine Profesör Gebhardt görüşmeleri sürdürdü. Lasker’e yazın Münih’te benimle bir maç yapmasını önerdi. Kazanan en az 6000 Mark alacaktı. Bu tutar devamlı surette Amerikalılar ile olan ilişkilerine sözü getiren Lasker tarafından yeterli bulunmadı. Eğer maç en büyük ilginin gösterildiği ve en iyi teklifin yapıldığı yerde oynanacak olursa, ödülden bağımsız olarak 15000 Mark katılım payı -veya belki çok daha fazlasını- alabileceğini düşünüyordu. Ayrıca eğer böyle bir maçın uzunluğu tamamen belirsiz olursa maç 8 veya 80 parti sürebilirdi. Bu yüzden Lasker’e göre, kendisinin de meşguliyeti göz önüne alındığında, maçın yazın oynanması olanaksız görünüyordu. Ancak kendisi 4000 Mark ödül için benimle altı parti oynamaya -böylece eski tuhaf tasarısını yeniden gündeme getiriyordu- hazırdı.

Bu teklifi ben ve Alman Satranç Birliği’ni temsilen Profesör Gebhardt tartışılması olanaksız bularak reddetmek durumundaydık ve nihayet Lasker 19 Mayıs’ta benimle bir maç yapmaya hazır olduğunu belirtti. Şartları şöyleydi:

  1. Ödül en az 8000 Mark olmalı.
  2. Sekiz galibiyete ilk ulaşan maçı kazanır. Beraberlikler sayılmaz.
  3. Maçın yeri ve zamanını ben (Lasker) belirlerim.

3 numaralı şartı şampiyona özel bir ayrıcalık olarak gördüğünü belirten Lasker, 1907 Ostende Şampiyonlar Turnuvası -ki bu unvan resmi olarak belirtilmişti- galibi olarak benim de kendisi kadar şampiyonluk unvanı için hak iddia edebileceğimi dikkate almamıştı. Ancak kendisi maçın başka yerde oynanması halinde beklediği 15.000 Mark tutarındaki pay kendisine tazmin edilirse bu ayrıcalıklı haktan feragat etmeye hazırdı. Böylece Lasker nihayet açıkça taleplerini belirtmiş oldu ve görüşmeler hız kazandı.

Coburg’ta Lasker, Gebhardt ve Schenzel’in buluştuğu Hotel Goldene Traube’nin günümüzdeki görünümü

5 Haziran öğleden önce saat 11:15’te Profesör Gebhardt, Bay Schenzel ve Dr. Lasker maç hakkında görüşmek üzere Coburg’a, Hotel zur Goldenen Traube’ye geldiler. Profesör Gebhardt, Lasker’in taleplerine uygun bir maddi kaynağı Almanya’da bulmanın olanaksız olduğunu açıkladı. Lasker buna, yurtdışında bu paranın toplanabileceği fakat bu durumda maçın bir bölümünü yurtdışında oynamak gerekeceği şeklinde cevap verdi. Bunun üzerine Bay Schenzel benim adıma söz alarak Lasker’e benim böyle bir şeyi ailevi ve mesleki nedenler yüzünden kabul edemeyeceğimi söyledi. Bu benim tek vazgeçemeyeceğim şartımdı, diğer bütün koşullarda her türlü uzlaşmaya hazırdım. Bu yüzden tartışma son derece zorlu bir hal aldı, ancak üç saatlik bir süreçten sonra nihayet bir ölçüde tatmin edici bir neticeye varıldı. Bir tarafta Lasker ve ben, diğer tarafta Alman Satranç Birliği olmak üzere geçici bir sözleşme kaleme alındı. Esas maddeleri şöyleydi:

  1. Dr. Lasker ve Dr. Tarrasch satrançta dünya şampiyonluğu için bir maç yapmaya hazırdır.
  2. Sekiz galibiyete ilk ulaşan kazanır, berabereler sayılmaz. (veya 20 partide üstünlük sağlayan) Lasker’in isteği üzerine yalnız bu ikinci formülasyon geçerli olarak kabul edildi.
  3. Katılım payı her iki usta için oyun başı 500 Mark, yani toplamda 10.000 Mark tutarındadır.
  4.  Ya galibiyet ödülü olarak 4000 Mark ödül konur ya da iki oyuncudan biri şahsen 8000 Mark sağlar.
  5. Toplam katılım payı Alman Satranç Birliği tarafından sağlanırsa maç Alman Satranç Birliğince belirlenen yer veya yerlerde oynanır. Aksi takdirde Bay Dr. Lasker eksik tutara karşılık gelen parti sayısınca (Oyun başı 500 Mark) oyunun oynanması için birden fazla yer değişikliği yapılmaması kaydıyla başka bir yeri kendisi seçme hakkına sahiptir.
  6. Alman Satranç Birliği dört hafta içerisinde üçüncü maddede belirtilen toplamı sağlayıp sağlayamadığını her iki ustaya da bildirmekle yükümlüdür. Eğer en az 7000 Mark sağlanamazsa sözleşme hükümsüzdür.
  7. Maçın hayata geçirilebilmesini sağlamak adına Bay Dr. Tarrasch üçüncü maddede öngörülen katılım payından feragat etmeye hazırdır.
  8. Maç altıncı maddede belirtilen bildirimden altı hafta sonra Alman Satranç Birliği Başkanlığınca belirlenecek olan yerde başlar.
  9. Her hafta altı gün oynanır ve bir günde altı saatten fazla oynanmaz. Oyuncular bir saat içerisinde 15 hamle yapar. Hiçbir gün ikinci bir partiye başlanmaz.

Birkaç önemsiz yönergeyle ilgili maddenin ardından önemli bir ek madde daha geliyordu:

12- Her iki usta da altıncı maddede belirtilen bildirimin ardından bir hafta içerisinde 2000 Mark tutarında bir parayı Alman Satranç Birliği’ne ödemekle yükümlüdürler. Bu tutar eğer maç öncesinde taraflardan biri çekilirse rakibine kalır ve maçın başlangıcında Bay Lasker ve Bay Tarrasch’a geri ödenir.

Böylece maç tamamen kesinleşmiş gibi görünüyordu. Ancak şimdi ayrı ayrı bazı noktalar üzerine neredeyse iki ay süren ve maçın gerçekleşmesini birden fazla kez tehlikeye atan sıkıcı görüşmeler başlıyordu.

Önceki Sonraki

Tarrasch’ın Gözünden Lasker – Tarrasch 1908: Maç Öncesi (I)

Dr. Emanuel Lasker ve benim aramda oynanacak bir maç fikri, Lasker’in elde ettiği ilk başarılardan hemen sonra ortaya çıkmıştı. 1892 Dresden Turnuvası’nın bitişinden hemen sonra, bu turnuvanın kısa zaman öncesinde İngiltere’de oynanan turnuva ve maçlarda parlak zaferler elde eden Lasker’den bir maç teklifi aldım. Lasker turnuvaya katılıp Dresden’de beni yenme fırsatını bilmediğim sebeplerden ötürü kullanmadığından teklifini, kendisiyle uluslararası bir turnuvada birincilik elde etmesinin ardından oynamaya hazır olduğum şeklinde cevapladım. Bunu takip eden zamanda Lasker Steinitz’i yenerek dünya şampiyonu unvanını elde etti ve çeşitli uluslararası turnuvalar kazandı. Ancak ilginç bir şekilde kazandığı turnuvalardan bir tanesi hariç -Nürnberg 1896- hepsi de benim katılmadığım turnuvalardı. Böylece ikimiz arasında yıllar geçtikçe bir maçla sonuca bağlanma zorunluluğu giderek artan bir rekabet oluştu.

Nürnberg 1896 toplu fotoğraf
Ayakta: Lasker, Charousek, Schlechter, organizasyondan iki görevli, Janowski, Maróczy, Marco, Showalter, yine organizasyondan üç kişi.
Oturanlar: Albin, Porges, Chigorin, Tarrasch, Winawer, Steinitz, Blackburne, Schallopp, Schiffers, Pillsbury, Walbrodt, Teichmann

Uzun bir aranın ardından 1903’te Monte Carlo Turnuvası’nda birincilik ödülünü elde ettiğimde aramızda oynanacak maç meselesi ivedilik kazandı. Dünya şampiyonuyla karşılıklı kılıçları çekmeyi hararetle istiyordum ve onu aynı yılın Ekim ayında maçı konuşmak için Nürnberg’e davet ettim. Kısa görüşmelerin ardından şöyle bir anlaşma meydana geldi:

İmzalayan taraflar aşağıdaki şartlarda bir maç oynamak için sözleştiler:

1. Maç dünya şampiyonluğu unvanı için olacak ve her iki taraf da 8000 Mark ortaya koyacak.

2. 8 oyun kazanan maçı kazanmış olacak, beraberlikler sayılmayacak. Kazanan taraf dünya şampiyonluğu unvanının ve 16.000 Mark’lık ödülün sahibi olacak.

3. Maç Eylül veya Ekim 1904’te başlayacak. Başlangıç tarihinin belirlenmesi başlangıç tarihinden en az altı hafta önce Dr. Tarrasch’ı kesin tarih hakkında bilgilendirmek kaydıyla Dr. Lasker’in sorumluluğunda olacak.

4. Maç hakkındaki ilginin bir ulusla sınırlı olmadığı varsayılarak ve birden çok yerde oynamanın satranç oyununa dair genel alakaya daha iyi hizmet edeceği düşünülerek taraflar maçın bir yer veya ülkeyle sınırlandırılmaması konusunda uzlaştılar.

5. Maçın oynanacağı yer konusunda kulüplerin veya satrançseverlerin oluşturduğu organizasyonların davetleri esas alınacak. Dr. Tarrasch, bu konuda her iki taraf adına görüşmeler yapması için Dr. Lasker’i tam yetkiyle görevlendirir.

6. Her 14 hamle için bir saat süre olacak ve günde 6,5 saatten fazla oynanmayacak.

7. Birbirini takip eden iki gün içerisinde birden fazla parti sonuçlanmayacak.

8. Her iki rakip de devam eden bir partiyi tahta başında veya başka bir şekilde taşları hareket ettirerek analiz etmemeye ve yabancıların tavsiyelerini geri çevirmeye söz verir.

9. “Lasker – Tarrasch Dünya Şampiyonluğu Maçı” adlı bir kitap Almanca ve İngilizce olarak yayınlanacaktır. Maçtaki bütün havadisler ve her iki tarafın da yorumlarıyla partiler bu kitapta bulunacaktır. Bu yorumları her parti sonunda taraflar birbirlerinden habersiz bir şekilde yazacaklardır. Kitap maç esnasında basılmalı ve maç sonunda yayınlanmalıdır. Sadece abonelere özel lüks bir edisyon olarak bu kitap 20 Mark veya 1 sterlin / 5 dolar fiyat karşılığı satılacaktır ve elde edilecek gelir maçla ilgili maliyetleri karşılamak adına her iki tarafa eşit olarak paylaştırılacaktır.

10. Yukarıda bahsedilen kitabın maçın tamamlanmasından sonraki iki sene içerisinde yeni bir baskısı yapılmayacaktır ve kitabın sonraki baskılarının telif hakkı maçı kazanan tarafa ait olacaktır.

11. Anlaşmazlıklar halinde daha sonra tayin edilecek tarafsız bir kişi karar verici olacaktır.

Nürnberg, 16 Ekim 1903                                             Dr. E. Lasker     Dr. S. Tarrasch

Emanuel Lasker ve ağabeyi Berthold

Böylece her şey en güzel şekilde düzenlenmişti ve maç bu sözleşmeyle garanti altına alınmış gibi görünüyordu ki daha yüce bir kuvvet engelleyici olarak ortaya çıktı. Bir sonraki senenin Ocak ayında buz üstünde uzun bir süre beni mücadele etmekten alıkoyacak bir kaza geçirdim ve bu yüzden Mart ayında Berlin’e giderek Lasker’den maçı bir sonraki seneye ertelemek için ricada bulundum. Lasker bunu kabul etmeyerek maçın uzlaşılan zamanda oynanmaması halinde sözleşmenin de geçersiz olacağını ve sonrasında kendisinden yeni bir maç talebinde bulunmam gerektiğini belirtti. Böylece bu deneme sonuçsuz kalmış oldu.

Devamı



Der Schachwettkampf Lasker-Tarrasch um die Weltmeisterschaft im August-September 1908