Eugenios Antoniadis, İstanbullu Bir Astronom ve Satranççı

Wiener Schachzeitung’un 1907 Ağustos-Eylül sayısında Paris’te Café de la Regence’ta düzenlenen ve davetli iki usta Marshall ve Tartakower’e altı amatör satranççının eşlik ettiği küçük bir turnuvanın haberi vardır. Elbette o dönemde oyun kuvveti olarak ustalar ile amatörler arasında devasa farklar bulunduğu göz önüne alınırsa Tartakower ve Marshall’ın ilk iki sırayı fazla zorlanmadan elde etmelerini beklemek gayet doğal olurdu. Fakat final tablosuna baktığımızda beklenilenin aksine Tartakower’i ancak üçüncü sırada görmekteyiz çünkü onun bir puan önünde Marshall ile birlikte 6/7 skoruyla birinciliği paylaşan bir isim var: Wiener Schachzeitung’un Yunan olduğunu yazdığı “E. Antoniadi”. Üstelik Antoniadi turnuvada hem Marshall’ı hem de Tartakower’i yenmeyi başararak zirveye ulaşmış! Peki Yunan satrancının yakın bir zamana kadar uluslararası arenada yok hükmünde olduğu göz önüne alınırsa 1907’de Paris’te iki ünlü ustayı yenerek turnuvayı birinci bitiren bu “E. Antoniadi” kim? Bu soruyu araştırdığımızda karşımıza astronomi tarihini -ve hatta Osmanlı tarihini- yakından ilgilendiren oldukça ilginç ve renkli bir portre çıkıyor.

Birinciyi belirlemek için yapılan Antoniadi – Marshall maçını Marshall kazanmış
Kaynak: Wiener Schachzeitung 1907

Eugenios Antoniadis 1 Mart 1870’te Konstantiniyye’de, yani İstanbul’da, Rum bir ailenin çocuğu olarak doğar. Daha çocuk yaşta astronomiye ilgi duyar. Teknik çizim yeteneği erken yaştan itibaren kendini gösterir, formel bir mimari eğitimi almış olması muhtemeldir. Henüz 17 yaşındayken İstanbul ve Büyükada’da 3-inçlik refrakter teleskopuyla yaptığı güneş lekeleri ve gezegenlere dair gözlemlerini kâğıda aktarmaya başlar ve çalışmalarını Camille Flammarion’un 1887’de kurduğu Paris’teki Société Astronomique de France’a yollar. II. Abdülhamit döneminin baskıları ve imparatorluğun geçirdiği çalkantılı dönem birçok Osmanlı aydını gibi Antoniadis’i de yurtdışına gitmeye can atar bir hale getirmiştir ve 1893’te Flammarion’un Paris ve Fontainebleau arasındaki şahsi gözlemevinde gözlemci olarak çalışma teklifini kabul ederek Paris’e taşınır.

Eugenios Antoniadis (1870-1944)

Antoniadis gözlemevinde çalışmaya devam ederken Flammarion’un dergisi L’Astronomie ve The Journal of the British Astronomical Association’a da sıklıkla makaleler yollar, İngilizcesi de Fransızcası kadar iyidir. Nitekim 1896’da British Astronomical Association’da (Britanya Astronomi Derneği) Mars Bölümü Direktörü olur ve bu görevini yirmi yıl boyunca sürdürür. Bu arada hocası Flammarion ile arası açılmaya başlar, biyografı William Sheehan’a göre Flammarion’un kendi çalışmalarını sahiplenmesi Antoniadis’in hoşuna gitmemeye başlamıştır ve çalışmalarında daha özgür olmayı arzulamaktadır. Ayrıca “Mars kanalları” konusunda -çocukken okuduğum Tübitak Yayınları’ndan çıkan Aronson’un “Bilimsel Gaflar: Doğruya Giden Yolda Eğri Serüvenler” kitabında bu hadiseye de yer verilmiştir, merak edenler bu güzel kitaba bakabilirler- Flammarion ile görüş ayrılığı vardır, Antoniadis Flammarion’un aksine kanalların varlığı konusunda haklı olarak şüphe duymaktadır. Sağlığı da bu arada biraz bozulan Antoniadis 1902’de gözlemevindeki görevinden istifa eder, İngiltere’ye taşınmayı düşünür.

La Planète Mars (The Planet Mars) kitabından Mars’taki bir bölgenin haritası

Aşağı yukarı aynı zamanlarda zengin bir ailenin kızı olan Katherine Sevastopulo (Grek versiyonunun Katerina Sevastopulu olması muhtemel. -Can İnce) ile evlenir ve finansal açıdan rahata erer. Genç çift Paris’in lüks bir muhitine taşınır ve Antoniadis de bir süreliğine astronomiden uzaklaşarak kendini mimariye verir. II. Abdülhamit’ten Ayasofya’nın içinin çizimi ve fotoğraflanması için izin alır ve 1907’de Ayasofya hakkında üç ciltlik bir eser yayınlar.

1909’da Mars’ın Dünya ve Güneş ile aynı hizaya gelmesi -karşı konum, opozisyon- Antoniadis’i tekrar astronomiye döndürür.8,5 inçlik refrakter teleskopuyla Rue de Joffroy’daki evinden Mars’ta “solgun limoni bir sis”e benzettiği toz bulutları gözlemler. Bu arada Meudon Gözlemevi’nin direktörü Henri Deslandres’den davet alır. Buradaki 33 inçlik teleskopla Mars gözlemleri yapar ve daha sonraki Mars fotoğraflarıyla karşılaştırılabilecek kadar detaylı harika çizimlere imza atar. Elbette Mars yüzeyinde Schiaparelli’nin kanallarının izine rastlamaz ve çalışmalarını 1909 ve 1910’da yayınlayarak “Mars kanalları” teorisine son darbeyi indiren isimlerden biri olur.

La Planète Mars, E.M. Antoniadi

Mars çizimleri ve çalışmaları sayesinde en büyük Mars otoritesi haline gelen Antoniadis, bu ününü 1930’da yayınladığı “La Planète Mars” kitabıyla pekiştirir. Ayrıca Merkür ve eski Mısır astronomisi üzerine de kitaplar yayınlamıştır. Savaş nedeniyle gözlemlerine son vermek zorunda kalan Eugenios Antoniadis veya Fransa’da değiştirdiği şekliyle Eugene Michel Antoniadi, işgal altındaki Paris’te 10 Şubat 1944 tarihinde vefat eder.

Astronomi tarihinin önemli kişiliklerinden biri olan Antoniadis’in burada büyük kısmını alıntıladığım kısa biyografi yazısında elbette satrancına dair bir şey yok, fakat Winter’ın “A Chessplaying Astronomer” başlıklı makalesinde daha fazla ayrıntıya erişmek mümkün. 1907’deki zaferinden sonra örneğin Antoniadis Fransız satranç dergisi La Strategie’de şöyle bir yorumda bulunmuş:

“Bu zamana kadar en üst seviyede oyuncularla oynamak için çok fırsatım olmadı fakat fazlasıyla satranç çalıştım. Önce Preti’nin harika ABC des Echecs (Satrancın Abecesi) kitabıyla, sonrasındaysa zamanımızın en iyi yorumcularından olduğunu düşündüğüm ve en hararetli öğrencilerinden biri olduğum Dr. Tarrasch’ın âlimane yorumlarını takip ederek.”

Yine La Strategie dergisinde 1909, 1919 gibi tarihlerde oynadığı oyunlar mevcut, bu da satranç oynamaya devam ettiğinin bir göstergesi. Ayrıca 1920’li yıllarda yine aynı dergiye makale ve kitap eleştirileri de gönderen Antoniadis’in satranç literatürü ve tarihine de meraklı olduğunu söyleyebiliriz.

Fakat bizi belki de daha çok ilgilendiren 1894’te Les tablettes du chercheur de yayınlanan İstanbul’da 1893 senesinde oynadığı iki parti. Biri Edwards isminde herhalde bir İngiliz ile -1869’da kurulan Dersaadet Tramvay Şirketi’nin kurucu ortakları arasında bir R. Edwards bulunmakta, belki o olabilir- diğeri ise Kemal Bey isminde biriyle. Şimdi bu ikincisine, yani Antoniadis – Kemal Bey partisine göz atalım:

Faydalanılan Kaynaklar

Sheehan, W. “Antoniadi, Eugene Michael.” . In Biographical Encyclopedia of Astronomers. New York, NY: Springer New York, 2014.

A Chessplaying Astronomer by Edward Winter. Accessed July 2, 2020. https://www.chesshistory.com/winter/extra/antoniadi.html.

Rudolf Charousek ve Osmanlı Ordusunda Bir Satranç Ustası: Vincenz Grimm

Alman satranç tarihçisi ve yazarı Ludwig Bachmann satrancın erken dönem tarihinin yanı sıra Steinitz, Anderssen ve Pillsbury monografileri ile de uğraşmış devrin en üretken satranç yazarlarından biridir. Pillsbury monografisine Amerikalı ile benzer bir şekilde erken yaşta vefat etmiş bir başka yıldız Charousek hakkında da kısa bir bölüm ekleyen Bachmann, Macar yıldızın hayatını kısaca özetleyen bir girizgahtan sonra partilere geçer. Bu giriş yazısı bazı hatalar barındırmasına karşın hem Charousek’in hayatını özetlemesi hem de fazla bilinmeyen bir satranç ustası olan Vincenz Grimm’in kendini İstanbul’da bulmasının öyküsünü içerdiği için önemli ve okunmaya değer. (Ufak bir not: bazı Almanca-Macarca yazım, yer ismi ve özel isim yazımları vs farklılıklarını metinde olduğu gibi bıraktım, örneğin Forgacz = Forgacs gibi) Tabii Charousek’in hayatını daha kapsamlı ve de herhalde biraz daha doğru bir şekilde öğrenmek için Çaruşin’in “Chess Comet Charousek” (Satranç Kuyrukluyıldızı Charousek) kitabına da mutlaka bakmak gerekiyor.

Rudolf Charousek

“Charousek 19 Eylül 1873’te Prag yakınlarındaki Klein-Lometz’te doğdu. Dil ve terbiye bakımından bir Macar olarak yetişmesi için Charousek 5 yaşındayken ebeveynleri bir Macar bölgesi olan Gömör’deki Pelsöcz’e yerleşti. Satranç ile 1889’da liseye gittiği Miskolcz’ta tanıştı, 1891’de hukuk okuduğu Kaschau’da gelişimine devam etti ve kısa zamanda gayretli oyunu ve ayrıntılı teorik incelemeleriyle satrancını o kadar ilerletti ki kabiliyetli bir oyuncu olan Profesör Exner’e bir maçta 9:1 üstünlük sağladı.

Charousek’in Macar topraklarında hızla kuvvetlenmesi Macar satranç hayatının önceki on yılda gösterdiği ilerlemeyle açıklanabilir, bu ilerleme esas olarak Budapeşte Satranç Kulübü’nün çabaları ve bu çabalar sayesinde hayata geçen ulusal turnuvalar sayesinde olmuştur. Macaristan daha önce de birinci sınıf oyuncular çıkarmıştı, sadece Arad’tan Makovetz, Groß Becksereck’ten Dr. Noa ve daha da öncesinde Gunsberg, Max Weiss ve Hoffer’i -üçü de Macar olarak doğmuştur- hatırlamak yeterlidir. Bunlara daha 1843’te Café de la Régence’ın St. Amant liderliğindeki Fransız ustalarına karşı yazışmalı partide aldıkları galibiyetle Macar satrancına nam kazandıran Grimm, Szen ve Löwenthal üçlüsünü de eklemek gerekir.

Rudolf Charousek (1873-1900)

Macar satrancının bu ilk şanlı dönemi çok uzun sürmemişti zira bu bahsettiğimiz muzaffer üçlü 1849’daki Macar Ayaklanması -ve sonrasında ayaklanmanın bastırılması- yüzünden dağılmıştı. 1840’tan beri Peşte’de kitapçı olarak çalışan Vinzenz Grimm, ateşli bir vatanseverlikle ayaklanmaya angaje olmuş ve devlet matbaası müdürü olarak önemli hizmetlerde bulunmuştu. Macar ordusu yenildiğinde Grimm, Kossuth ile birlikte Türk sınırını geçerek kaçtı. Türk ordusuna yarbay rütbesinde katılan Grimm maaşını alamadığı için Konstantiniyye’de çizer olarak güçlükle ekmeğini kazanmak zorunda kalmıştı, ne atı ne de kılıcı vardı. 1869’da unutulmuş olarak vefat etti. Joachim Löwenthal da Grimm gibi yurtdışına göç etmeyi tercih etti, önce Amerika’ya ardından da 1851’de, Staunton’ın çekilmesinin ardından bilindiği üzere satranç çevrelerinde etkili bir konum elde etmeyi bildiği İngiltere’ye gitti. Löwenthal 20 Temmuz 1876’da Hastings yakınlarındaki St. Leonard’ta öldü. Grubun üçüncüsü Joseph Szen iki yoldaşından önce, daha 1857’de, Peşte’de hayatını kaybetmişti. 1851’de Londra Turnuvası’nda başarıyla oynamış ve Horwitz’i yendiği gibi Anderssen’e karşı da iki parti kazanmıştı. Szen daha 1836’da Paris’te Labourdonnais ile boy ölçüşmüş, piyon ve iki hamle önde başladığı 25 partiden 13’ünü kazanmayı başarmıştı. Bir Berlin ziyaretinde -Nisan 1839- elde ettiği skorlar ile, Bledow’a karşı 1:1 ve von der Lasa’ya karşı 2:1, gücünü kanıtlamış buna karşın Bilguer ve Mayet’e kaybetmişti. Szen’in çağdaşı kuvvetli bir oyuncu da 15 Temmuz 1893’te Peşte’de ilerlemiş yaşta vefat eden besteci Franz von Erkel idi. (Doğumu: 7 Kasım 1810, Gyula)

Fakat Charousek ve Maroczy’nin şanı bütün bu büyük isimlerinkini fazlasıyla geçti ve onlara bugünlerde oldukça fazla sayıda kuvvetli satranççı eşlik ediyor, bunların arasında Forgacz, Exner, Gajdos, Szekely, Renyi ve Barasz öncelikle zikredilmesi gereken isimler ki bu satranççıların hepsi Macar satrancına yeni şerefler kazandırmaya yardım etmek için ciddi olarak çaba sarfediyorlar.

Charousek 1896 Nürnberg Turnuvası’na Maroczy’nin tavsiyesi üzerisine alınmıştı, her ne kadar Charousek bu turnuvada ödül alamadıysa da yüksek kabiliyetlerini Lasker, Janowski, Blackburne, Showalter ve Walbrodt’u yenerek gösterdi. Aynı yıl Peşte’deki turnuvada -birincilik için oynanan eşitlik bozma maçında Çigorin’e 1:3 kaybetmesinin ardından- ikinci olmasının da gösterdiği gibi oyun kuvveti önemli ölçüde aşama kaydetti. Ocak 1897’de Centrum Satranç Kulubü’nün düzenlediği ustalar turnuvası için Berlin’e davet edildi ve ikinci sırayı elde etti. Aynı yılın sonbaharında Berlin’de düzenlenen uluslararası ustalar turnuvasına katıldı ve 14,5 puanla ilk sırayı elde etme talihine erişti.

Berlin 1897 Final Tablosu
Kaderin cilvesi, bu turnuvada ikinci sırayı elde eden Walbrodt da 1902’de 30 yaşında vefat edecektir.

Şubat 1898’de Peşte’de Maroczy, Exner ve Havasi ile sıkı bir mücadeleden sonra birinci olduktan sonra, hastalığının ilk izleri kendini göstermeye başladı. Bu yüzden Viyana Turnuvası’na çok istese de katılamadı. İyileşmiş gibi göründüğü zaman kendini 10,5 puanla Cohn ve Çigorin ile birlikte 2-4. sıraları paylaştığı Köln’deki turnuvada buldu. (Ağustos 1898) Bu, son satranç başarısıydı. Sağlığı bu noktadan sonra yavaş yavaş ama sürekli bir şekilde bozuldu ve çok erken bir yaşta kara toprak satrançseverlerin kendisinden birçok büyük başarılar beklediği genç ustanın üzerini örttü.

18 Nisan 1900 Çarşamba günü, satranç dünyasının kendisinden yana büyük umutları olan genç satranç ustası Rudolf Charousek, Peşte yakınlarındaki Nagy Teny’de, 1,5 yıldan beri kendisini ciddi satranç oynamaktan alıkoyan bir akciğer hastalığına yenik düştü.

Charousek’in satranç başarıları tek tek eklenen tablolardan görülebilir. Nürnberg Turnuvası’nın tablosu Pillsbury’nin hayat hikayesi kısmında bulunabilir ki iki genç dahi ustanın Nürnberg’te birbirlerine karşı oynadıkları oldukça canlı parti de aynı bölümde yer alıyor.

29 Eylül 1907’de Teteny Mezarlığı’nda çok erken bu dünyadan ayrılan merhum için Budapeşte Satranç Kulübü’nün birçok üyesi ve yöresel kulüplerin temsilcilerinin katıldığı bir anma töreni düzenlendi. Charousek’in hayranlarının diktiği mezar taşının yanında Budapeşte Satranç Kulübü’nün başkanı S. Schuster merhum genç ustanın dahice oyununu övdüğü ve anavatanına kazandırdığı şeref için müteşekkir olduğunu belirten coşkulu bir anma konuşması yaptı. Merhumun dostu ve başarılı rakibi Geza Maroczy’nin de katıldığı seremoninin ardından Charousek’in fikren zengin oyun tarzına dair birçok ateşli konuşmanın yapıldığı bir ziyafet düzenlendi.

Maalesef Charousek’in gençlik yıllarından çok az parti kalmıştır. Bulabildiklerimi okurun bilgisine sunuyorum. Turnuva partilerinden sonuca bakmaksızın oyun tarzını karakteristik bir şekilde gösterenleri seçtim.

Okuyucular bu partilerde Charousek’in oyununda daha tamamen gelişmemiş ve tam olarak kendisini gösterdiğinde bazı güzel ve ezici başarılar getirmiş bir gücün gizli olduğunu göreceklerdir.

Bu yükselen yeteneğe erken bir son biçilmesinden sadece üzüntü duyabiliriz, fakat bu kadar erken kaybettiğimiz bu yeteneğin ne kadar gerçek ve kuvvetli bir yetenek olduğunu okuyucuların şüphesiz zevkle inceleyecekleri bu kitaptaki partiler kanıtlıyor.”

Bachmann,L. Pillsbury und Charousek, C. Brügel und Sohn. 1914

Son olarak Macar yıldızın şampiyon Lasker’i nasıl alt ettiğine bir bakalım. Her ne kadar Lasker bu oyundan önce turnuva birinciliğini garantilemiş de olsa şampiyon unvanına sahip bir oyuncu olarak, hele ki o yıllarda, tura ciddiyetsiz bir şekilde çıkması beklenemezdi, dolayısıyla bu özel durum Charousek’in zaferini asla küçültmemeli:



Vincenz Grimm’in Osmanlı Günleri

Grimm’in Osmanlı serüvenine gelince Almanca Wikipedia burada Bachmann’a göre daha doğru bilgiler sunuyor gibi görünüyor:

“Devrimin bastırılmasından sonra Grimm aralarında Kossuth’un da olduğu birçok mülteci ile Osmanlı İmparatorluğu’na gelir. İstanbul’daki hükümet sığınma hakkı vermiştir ve mültecileri Avusturya’ya teslim etmemek için ayak diremektedir. Kossuth ve Szemere de dahil olmak üzere birçoğu kısa bir süreden sonra kendilerini kabul eden başka ülkelere giderler. Buna karşın Grimm, kurtuluşunun ardından Türkiye sürgününde kendine yeni bir hayat kurmaya karar verir. Burada çokça bahsedilen dil yeteneği de yardımına koşmuştur.

Vincenz Grimm (1801-1872)

Wikipedia’da ayrıntılı şekilde anlatıldığı üzere Bachmann’ın belirttiği gibi 1869’da İstanbul’da değil 1872’de Peşte’de hayatını kaybetmiştir.

Grimm Türkiye’de en başından itibaren satranç oynamayı bırakır. Daha sonra İslam’a ihtida etmiş ve Mustafa Bey ismini almış olmalı.  Çizim yeteneği kısa sürede Osmanlı makamlarının dikkatini çeker. Neredeyse yirmi yıla yakın bir süre Halep’teki Osmanlı genel karargahına bağlı harita dairesinde yüksek rütbeli bir subay olarak çalışır. Öyle görünüyor ki birkaç yıl çalıştıktan sonra mesaisi, İstanbul’a geri taşınmasına izin verir. İstanbul’da Türk ordusunun harita arşivinde çalışan Grimm büyük olasılıkla özel yetenekleri dikkate alınarak Osmanlı banknotlarının basımında da görevlendirilmiştir. Ek iş olarak özel öğretmenlik de yaptığı Pera mahallesinde, bir otel odasında yaşamaktadır.

Grimm, 1868’de Avusturya ve Macaristan’ın eşit bir statüye kavuşmasının ardından Peşte’ye geri döner…”

Acaba Grimm o yıllarda İstanbul’da satranç oynayacak kendi seviyesinde bir rakip bulabilmiş miydi maalesef bununla ilgili bir bilgi yok. Yine de aşağı yukarı 1830’da başlayan Avrupa imparatorluklarındaki milliyetçi ayaklanmaların Osmanlı İmparatorluğu’nu mülteci akınları sayesinde insan kaynağı açısından nasıl zenginleştirdiğine dair güzel bir örnek.

Grimm’den maalesef elimize ulaşan fazla parti yok ama Bachmann’ın yazıda bahsettiği yazışmalı partilerden birine bir göz atarak yazıyı noktalayalım:

Kaynaklar

Seite „Vincenz Grimm“. In: Wikipedia, Die freie Enzyklopädie. Bearbeitungsstand: 8. Februar 2020, 14:57 UTC. URL: https://de.wikipedia.org/w/index.php?title=Vincenz_Grimm&oldid=196627366 (Abgerufen: 19. Juni 2020, 19:51 UTC)

Bachmann,L. Pillsbury und Charousek, C. Brügel und Sohn. 1914

Mannheim’da Bir Osmanlı: Bohor Hallegua

Temmuz 1914’te Mannheim’da 19. Alman Satranç Kongresi kapsamında oynanan Ustalar Turnuvası satranç tarihinde aniden patlak veren savaş yüzünden yarıda kesilmesi nedeniyle özel bir yere sahiptir. Düşman ülke vatandaşları olarak -turnuva yarıda kesildiğinde turnuvayı ilk sırada götürdüğü için birinci ilan edilen- Alekhine başta olmak üzere Bogolyubov ve Romanovski gibi tanınmış oyuncuların da aralarında olduğu toplam 11 Rus oyuncunun Almanya’da enterne edilmesi ve daha sonraki maceraları başlı başına bir kitap konusu olabilir ve hatta yakın zamanda olmuştur da. (Bkz: Gillam A.J. Mannheim 1914 and the Interned Russians, The Chess Player. 2014) Ancak Mannheim 1914’ün özellikle bizleri ilgilendiren bir başka hikayesi var ki o da en az Alekhine’in Almanya’dan Rusya’ya dönüş öyküsü kadar enteresan.

19. Alman Satranç Kongresi kapsamında düzenlenen tek turnuva Ustalar Turnuvası değildir, bunun yanı sıra Hauptturnier – A (Ana turnuva-A), Hauptturnier – B (Ana turnuva-B) ve sadece Alman Satranç Birliği üyelerine açık Nebenturniere (Yan turnuvalar) da vardır. Özellikle birinci olanın Alman Satranç Birliği nazarında usta kategorisine yükseleceği -ve dolayısıyla ustalara açık üst kategoride oynayabilecek hale geleceği-Hauptturnier-A’da ünlü isimleri görmek mümkündür: Ilya Rabinoviç, Carl Ahues, Fedor Bohatırçuk, Lajos Asztalos, Aleksey Selezniyov, Karel Opocensky…Fakat final sıralamasına baktığımızda en tepede, daha sonraki yıllarda belki en üst düzeyde olmasa da onun bir seviye altında yer alan tanınmış oyuncular olacak bu satranççıları değil, Wiener Schachzeitung’un tabiriyle: “Halegna, bir Türk”ü görürüz! Soyadı büyük olasılıkla Deutsche Schachzeitung tarafından yazıldığı şekliyle “Hallegua” olan satranççı, turnuva yarıda kesildiğinde 8/11 puanla Rabinoviç ve Tenner’in yarım puan önündedir ve bir tur eksik oynayan ve yarım puan daha az ancak daha iyi bir yüzdeye sahip Rabinoviç ile birlikte birinci ilan edilir.

Wiener Schachzeitung 1915 Mayıs-Haziran sayısından (Gecikmeli olarak turnuva sonuçları verilmiş)

Maalesef Bohor Hallegua’nın hayatına dair fazla bir bilgi mevcut değil, var olan bilgileri ise Alexander Bock’un Wikipedia’nın Almanca sürümüne yazdığı “Bohor Hallegua” makalesine borçluyuz. 1910 senesi civarında Paris’te bir lisede okuduğu ve 1914’te kendisinden “genç adam” olarak bahsedildiğini biliyoruz, dolayısıyla doğum tarihini 1890-1895 yılları arasına tarihlememiz mantıklı görünüyor. Bock’a göre soyadından yola çıkarak Selanik’teki Yahudi cemaatine mensup olması olası olan Hallegua, birçok Osmanlı eliti gibi kendisini devrin kültür başkenti Paris’te bulmuş olmalı. Lise yıllarında satrancı öğrenen Hallegua, daha sonra Quartier Latin’de bulunan bir satranç cemiyeti olan L’Académie Ludo ‘da düzenli olarak oynamaya başlar.

 Haziran 1912’de Eduard Lasker’i bir simultanede yenen Hallegua Ekim 1913’te ise bu sefer Capablanca’yı Kübalının L’échiquier satranç kulübünde verdiği simultanede yenmeyi başaran iki isimden biri olur ve Paris satranç çevrelerindeki şöhretini artırır. 1913-1914 yıllarında Janowski ve Marshall gibi devrin en iyi oyuncularından ikisiyle danışmalı partiler oynayan -ki bunlardan birinde Marshall’ın içinde olduğu trioyu partnerleriyle birlikte yenmeyi başaracaktır- Bohor Hallegua Şubat-Mart 1914’te meşhur Café de la Régence’ta oynanan on oyunculuk döner sistem bir turnuvayı 6/9 skoruyla Janowski’nin arkasında fakat Lazard gibi önemli isimlerin önünde ikinci tamamlamıştır. Mannheim’ın hemen öncesine 12-14 Temmuz tarihleri arasında L’échiquier’de düzenlenen üst düzey bir dörtlü turnuvada, Alekhine, Marshall ve geleceğin Fransa şampiyonu Muffang ile oynayan Hallegua üç partiyi de kaybederek son sırayı alır. Yine de böyle bir turnuvada oynaması bile onun oyun kuvvetine ve şöhretine bir işarettir.

Frédéric ve Gustave Lazard, Hallegua’nın da müdavimi olduğu Café de la Régence‘ta satranç oynuyor

Haziran ayında Mannheim’daki Hauptturnier-A’ya katılmak için başvuran ve kabul edilen Hallegua, 20 Temmuz’da başlayan turnuvada daha önce gördüğümüz gibi hiç de fena olmayan rakipler karşısında adeta fırtına gibi eser. Tek mağlubiyetini Tenner’e karşı alan satranççı, +6 =4 -1 skoruyla ilk 11 turu 8 puanla lider kapatmayı başarmıştır! Bohor Hallegua’nın oyun seviyesinin hiç de hafife alınmaması gerektiğini gösteren bir skor. Nitekim Hallegua’nın bu turnuvadan notasyonu bize ulaşan tek partisindeki rakibi Hollandalı Schelfhout, her ne kadar başarısını sürpriz olarak nitelese de, Hallegua’nın “sağlam ve güçlü konumsal oyununu” övmektedir.

Tabii 1 Ağustos’ta Almanya’nın seferberlik ilan etmesi ve Rusya’ya savaş açmasıyla turnuva yarıda kalınca daha önce bahsettiğimiz gibi genç Osmanlı Rabinoviç ile birlikte birinci ilan edilir ve böylece satranç kariyerinin en büyük başarısını elde etmiş olur! Ancak patlak veren savaş, Hallegua’nın sevincini kursağında bırakır zira artık Fransa Osmanlı İmparatorluğu -ve elbette Almanya- ile ayrı kamplardadır ve Fransa’ya geri dönmek bir Osmanlı için tehlikeli olabilir. 1915’e kadar Almanya’da kalan Hallegua -bu süre zarfında Humbert’e karşı bir yazışmalı parti oynamıştır- daha sonra Paris’e geri döner. Mayıs 1915’te Cercle Philidor satranç kulübünde danışmalı partiler oynarken gördüğümüz oyuncunun izine daha sonrasında Bock 1921’e dek rastlamamıştır, dolayısıyla bu arada ne yaptığını bilmiyoruz ancak satranç kulüplerinde oynamaya devam ettiği hemen hemen kesin. Zira Paris’teki Les échecs du Palais-Royal satranç kulübünün 15 Nisan 1921’de yayınladığı üye listesinde kendisini onur üyesi olarak görmekteyiz, üstelik adresi de mevcut: Rue de l’Abbé-de-L’Épée 5, 5. Arrondissement. Belki kendisini araştırmak isteyen meraklılar olursa bu bilgi faydalı olabilir.

Hallegua’ya dair Bock’un bulabildiği son referans ise Deutsche Schachzeitung’un Ekim 1926 sayısıdır. Fransız Savunması’nın Alekhine-Chatard Atak devamyoluna dair okur mektuplarından gelen tavsiyelerin belirtildiği sayfada Hallegua’nın da adı geçmektedir. Bu tarihten sonra ise Hallegua’nın izine maalesef rastlanamamıştır. Ancak herhalde satranç hummasının kendisinin peşini bırakmadığını varsaymak yanlış olmaz.

Satranç dışı hayatına dair hiçbir bilgimizin olmadığı ve hatta satrancına dair de elimize çok az malzeme kalan Bohor Hallegua halen araştırılmayı bekleyen bir kişiliktir. 17.yüzyıla kadar şatranjda en ileri ülkelerden biri olan Osmanlı İmparatorluğu satrancın Avrupa’daki evrimine -diğer birçok alanda olduğu gibi- ayak uyduramamış ve maalesef satrançta esamesi okunmayan bir ülke haline gelmişken Bohor Hallegua gibi bir ismin varlığı satranç tarihimiz açısından son derece büyük önem teşkil ediyor. Elbette lise yıllarından itibaren Fransa’da yaşayan ve satrancı da yine bu ülkede öğrenen Hallegua Fransız satranç camiasının bir ferdidir ancak 19.yüzyıl sonu imparatorluğun en kozmopolit kentinden çıkan Yahudi bir satranç oyuncusunun satranç tarihimize renk katacak keşfedilmeye değer bir hayatı olduğu da muhakkak. Selanik nüfus kayıtları yahut Paris’te yapılacak detaylı araştırmalar ile belki bir gün Mannheim’ın muzaffer Osmanlısının gizemli hayatı açıklığa kavuşur.

Son olarak Mannheim 1914’te Hallegua’nın Schelfhout’u yendiği partiye bakalım. Sizce de Capablanca’yı hatırlatan oldukça temiz bir galibiyet değil mi?

Referanslar

1. Seite „Bohor Hallegua“. In: Wikipedia, Die freie Enzyklopädie. Bearbeitungsstand: 17. Dezember 2019, 22:37 UTC. URL: https://de.wikipedia.org/w/index.php?title=Bohor_Hallegua&oldid=194999454 (Abgerufen: 5. Mai 2020, 11:35 UTC)