Nasıl Anderssen ile fedalı, Morphy ve Grünfeld ile saf atağa dayanan, Steinitz ile konumsal, Tarrasch ile bilimsel, Dr. Lasker ile orijinal, Capablanca ile mekanik ve Alekhine ile güneş kadar parlak bir stil başladıysa ilk defa benim tarafımdan uygulamaya sokulan ve daha sonra tam olarak anlaşılmadan tüm satranç dünyasınca tutkulu bir şekilde taklit edilen dehanın ve modernizmin de şahsi buluşlarım olduğu herkesçe kabul gören bir gerçektir. Berlin’de B. Kagan tarafından yayınlanan anıtsal eserim “Benim Sistemim”de isteyen okuyucu bunların hepsini 10 Mark gibi cüzi bir fiyata tasdik edilmiş olarak bulabilir.
Eskiden satranç nasıl da incelikten yoksun ve sıradan olarak oynanıyordu! Her biri düşük seviyede, çift amaçlı olmayan tehditlerle bağıntılı birkaç iğrenç ve kaba açılış hamlesi, fikirden yoksun, alelade bir feda, hayvani bir vahşiliğe sahip basit bir mat-Benim parlak zamanlarımdan önce aşağı yukarı bir satranç partisinin seyri böyleydi.
Sonra ben doğdum ve satranç dünyası tüm dikkatini bana verdi. Tek bir darbeyle materyalin hegemonyası bitti ve fikrin (Geist: hem fikir hem ruh anlamına geliyor-ç.n.) çağı başladı. Bir zamanlar bir eşkıya, korsan veya kasap çırağından daha fazlası olmayan satranç taşları benim yaratıcı idarem altında duyarlı sanatçılara, ölçülemez bir düşünce derinliğinin en incelikli araçlarına dönüştüler.
Fakat bu kadar kelimeye ne gerek var? Gel meraklı okuyucum ve aşağıdaki partinin sarhoş eden yüksekliklerine doğru beni takip et.
Nimzowitsch
Sistemsson
Kopenhag
1927
Annotated by Bendeniz
1.e4e62.h4!!Bu açılışta benim en yeni fikrim! Kemikleşmiş konvansiyonlarla beslenmiş satranççılara bu hamle adeta yüze aşkedilen bir tokat etkisi yapıyor olmalı. Fakat yavaş benim sevgili, anlayışsız (Bağışlayın, ama bu sizin suçunuz değil, kimse şimdiye kadar sizin gözünüzü kulağınızı açmadı) okuyucum! Fazla sürmeden önünüze bu dünyayı aşan güzellikte bir yoğun koruma harikası serilecek. (Benim yoğun koruma teorimle haşır neşir olduğunu düşünmekte haklı olduğumu varsayıyorum.)2…d5Siyahın tabii ki gerçekte ne olduğu ile ilgili bir fikri yok ve sakince klasik stilde oynamaya devam ediyor.3.e5!Temel bir inceliğe sahip bir hamle! (“Güç”, “Kuvvet” gibi sözcüklerden tiksiniyoruz, çünkü ilk olarak bunun gibi banal deyişler hoşumuza kesinlikle gitmiyor ve ikincisi bu gibi deyişlerle ima edilen kabalığa yönelimden daha da az hazzediyoruz.) e4-e5 hamlesinin inceliği nerede yatıyor? Niye bu hamle kuvvetli? Cevap şaşırtıcı olduğu kadar basit: Bu hamle zayıf olduğu için kuvvetli! Fakat geleneksel anlamda “zayıf”! Gerçekte bu “hamle” zayıf değil, “e5 piyonu” zayıf! Muazzam bir fark! Eski zamanlarda bir zayıflık yaratan her hamle reddedilirdi. Benim sayemde bu görüş hayatta kalabildi. Çünkü, bakın sevgili okuyucularım: e5 piyonu zayıf hale geldiği için Beyaz onu korumak ve korumak zorunda kalıyor, ta ki kendiliğinden bir yoğun koruma durumuna girene dek! Ama daha önce gördüğümüz gibi (“Benim Sistemim”e bakın), yoğun koruma aşağı yukarı kazanç ile aynı anlama gelir, buradan da “zayıf” 3.e4-e5 hamlesinin zafere götüren emin bir yol olduğu sonucu çıkar. Gerisi az ya da çok bir teknik meselesidir.3…c5Her şey meşhur kalıplara göre4.d4Burada önce c7-c5’i kışkırtıp sonra d2-d4 oynamanın alışılageldik hamle sırasına göre belirleyici bir şekilde daha avantajlı olduğu kendini açıkça gösteriyor. Zira Beyaz önce d4 oynarsa sonra c7-c5! ile yanıtlanır ve böylece d4 piyonu c5 eri tarafından hücuma uğrar. Benim fikren zengin hamle sırasını tersyüz edişimse durumu tamamen değiştiriyor çünkü şimdi tam tersine c5 piyonu d4 eri tarafından ani bir hücuma uğruyor!4…cxd4Siyah başka ne yapmalıydı ki?5.h5!Her şey fikir dolu, orijinal ve belirleyici! Tabii ki benim dehamın kıvılcımlarını kıskanan fakat düşünce silsilemi üç adım bile takip edemeyecek ukala takımı bu tarz durumlarda kaba yergilere başvuruyorlar ve ağızlarından salyalar saçarak “tuhaf” kelimesini kullanıyorlar. Oyundaki hamle bütün bir siyah orduyu düzensizliğe itiyor ve 18 hamle sonraki başarılı ve imha edici mahiyetteki vezirle içeri dalışı hazırlıyor.5…Qb6Tabii ki5…Nc6?6.Bb5!vs. değil. Çünkü Siyah İspanyol fil hamlesine izin verecekse neden Fransız oynadı?6.h6!Açgözlü bir ukalanın aklına elbette bu derinlemesine düşünülmüş piyon fedası hiçbir zaman gelmezdi.6…Nxh66…gxh6‘dan sonra Beyazın oyunu daha da rahattır7.Qh5!!Bir sonraki hamle bunu açıklıyor.7…g6Fg7 ile zayıf e5’i başarılı bir şekilde kuşatmaya başlamak için. Beyaz ama daha erken davranıyor.8.Qh2!!Bu hamle adaletli her yargıca bir aydınlanma gibi görünmeli! Önceki tüm manevralar şimdi açıklığa kavuşuyor! Beyaz gelişimini parlak bir şekilde tamamladı ve şimdi e5’i yoğun korumaya başlıyor. Siyah buna karşı savunmasız.8…Nf59.Bd3!Beyaz taşların nasıl harika bir şekilde birlikte çalıştığına dikkat: e5 piyonu ve Fd3 siyahın oyununu tamamen bloke ederken bu iki cesur blokajcının geniş sırtının arkasında yoğun koruma birlikleri toplu yürüyüşlerine başlıyor.9…Nc610.Nf3Genellikle bu Af3 hamlesi öyle ya da böyle bir şablon hamlesidir. Fakat burada tamamen orijinal ve benim fikri hazineme ait bir hamle.10…h5Her şey daha önce olduğu gibi!11.b3!Hemen görüleceği gibi derin bir tuzak!11…Bg7Siyah büyük rakibinden önce h8-a1 diyagonalini ele geçirdiği için nasıl da seviniyor! Fakat…12.Bf4!!şimdi de b2-b3’ün bir tuzak olduğunu, Fb2’nin asla düşünülmediğini görünce ne kadar hayal kırıklığına uğramış olmalı! Fg7 şimdi tamamen anlamsız. Ff8-e7 nispeten en iyisi olurdu.12…Bd713.Nbd2Rc8Siyahın daha şimdiden iyi bir hamlesi yok!14.Ke2!!Yine sıradışı derinlikte bir hamle! Rakibin karşı planlarını gözetiyor ve kuvvetli bir yoğun koruma hazırlıyor.14…Nb4Beyaz da bunu bekliyordu.15.Ne1!!Şe2’nin anlamı buydu! Siyah şimdi d3’teki hücum filini değişmek zorunda. Ama böylece beyazın atları korkunç bir etkiyle d3 ve boştaki f3’e gidecek. Kesinlikle görkemli bir strateji. Ben harika bir oyuncuyum, her ne kadar tüm satranç dünyası kıskançlıktan çatlasa da.15…Nxd316.Nxd3Tabii ki16.cxd3değil, bu tamamen tutarsız olurdu. c2 piyonunun herhangi bir önemi yok, tam tersine: Siyah onu almakla sadece değerli zamanını yitiriyor.16…Rxc217.Rae1!!Beyaz fazla aldırış etmeden yoğun korumaya devam ediyor.17…a5Bu karşı saldırı kuvvetten yoksun. Siyah tabii ki geçer piyon ve ikinci yatay hakimiyeti elde etmek istiyor. Ama bu gerçekleşmeyecek.18.Kd1!Şimdi saldırı altındaki kale hemen geri dönmeli çünkü a2’yi almak çok tehlikeli olurdu.18…Rc6!Nihayet Siyah doğru fikir olan e6’yı yoğun koruma fikrini buluyor. Ama artık çok geç.19.Re2Ke7Benim tarafımdan turnuva pratiğine sokulmuş bir hamle. Beyazın 14. hamlesindeki yoruma bakınız. Şah e6’yı koruyor.20.Rhe1Re8!21.Nf3!e5’in yoğun koruması tamamlandı ve bununla birlikte partinin de sonucu belli oldu. Siyahın artık hiçbir savunması yok. Beyazın konumunun nasıl estetik bir etki bıraktığına dikkat edilmeli!21…Bf8Şimdi Siyah Ag7! ile e6’nın yoğun korumasını tamamlamakla tehdit ediyor. Ama Beyaz parlak bir kombinezon buluyor.22.g4!!22.Bg5+‘ten çok daha kuvvetli.22…hxg423.Qh7!!Şimdi Beyazın 8. hamlesinde (Vh2) nasıl ustaca bir konumsal bakışa sahip olduğu anlaşılıyor.23…gxf3Eğer Siyah şimdi yoğun koruma planını uygularsa ve23…Ng7oynarsa bunu24.Bg5+f625.Bxf6+Kf726.Ng5#takip eder. Siyahın esas hatası e6’nın yoğun korumasına çok geç başlamak oldu.24.Bg5#
En iyi partilerimden biri! Bu partiyle ayrıca gurur duyuyorum zira Bay Sistemsson İskandinavya’nın en kuvvetli oyuncularından biri.
Etrafta toplanan oyuncular ve seyirciler ile rakibim üzerinde bu parti muazzam bir etki yapmıştı. O günden beri Danimarka’da bu parti “Ölümsüz Yoğun Koruma Partisi” olarak anılıyor.
Wiener Schachzeitung 1928
Not: Hans Kmoch tarafından Nimzowitsch’in ağzından yazılmış bu mizahi yazı, o yıllarda Wiener Schachzeitung’ta sıkça rastlanan bu tarz “güldürü” yazılarının en başarılı ve ünlü örneği sayılabilir.
Tarrasch ve Nimzowitsch arasındaki teorik çekişmeyi daha önce bir yazı dizisinde incelemiştik. Ancak kavgalarıyla bildiğimiz ikilinin aslında bir kader ortaklığı durumu da söz konusu!
Önce Hamburg 1910’a gidelim ve sözü Wiener Schachzeitung’un redaktörü Georg Marco’ya verelim. Marco, şahsen kaleme aldığı yazısında Tarrasch’ı, Doktor’un Berliner Lokalanzeiger’deki köşesinde 26 yaşında olmasına karşın kıta Avrupasında adı sanı fazla duyulmamış Fred Dewhirst Yates’in turnuvaya dahil edilmesiyle alay ettiği yazısından ötürü yerden yere vurur.
“Berliner Lokalanzeiger”de Dr. Tarrrasch Hamburg Ustalar Turnuvası’nda İngiltere’yi temsilen “geniş çevrelerce bilinmeyen, belki gerçekten mükemmel bir satranççı olan fakat bir ustalar turnuvasına kabul edilmek adına turnuva öncesinde halihazırda en ufak bir gerekçesi bulunmayan, Mr. Yates’in katılmasıyla” dalga geçiyor ve şöyle ekliyor: “Homines novi için kanımca yanlış bir şekilde ana turnuvalar olarak adlandırılan fakat katılımcılar arasında hemen her zaman usta kuvvetine sahip birkaç oyuncunun bulunduğu ikinci derece turnuvalar mevcuttur.”
Bu konu hakkında Deutsche Wochenschach ise şöyle bir yorumda bulunuyor (10 Temmuz, s. 247):
“Hamburglular gördüğümüz kadarıyla bu kadar katı yaklaşmamışlar ve bunda da doğru yaptıklarına inanıyoruz. Her hâlükârda bundan önce buna benzer sayısız durumu -Almanya içi ve dışında- dayanak gösterebilirler, hatta Dr. Tarrasch’ı da şahit yapabilirler zira o da 1896 Nürnberg’te sadece Maroczy’nin (o da önceki sene Hastings’teki ana turnuvada birinci olmuştu) tavsiyesiyle Charousek’in turnuvaya dahil edilmesini 1 anlayışıyla karşılamıştı. (Charousek turnuvanın kısa bir süre öncesinde Maroczy ile yaptığı maçı farkla kaybetmişti) Başarısı dahil edilmesini haklı çıkarıyor, Mieses için de Breslau 1889’da bu böyle olmuştu. Başarı Bay Yates’in lehine de aynı şekilde konuşacak mı, göreceğiz. “
Ben “Deutsche Wochenschach” tan da ileri gidiyorum. Bir turnuvanın organizatörleri turnuvalarını herhalde olabildiğince ilginç ve parlak olarak düzenlemeye çalışırlar. Şüphesiz tüm ünlü oyuncuları getirmek ve başvuranların arasından en çok hak edenleri seçmek için akla gelebilecek tüm çabayı sarf ederler. Bu yüzden üzerine vazife olmayanların organizasyon komitesine yakışıksız bir şekilde ders vermeye cüret etmesi veya az ya da çok gizli suçlamalarda bulunması sert bir şekilde ayıplanmayı hak eder. Yates başarı elde etse de etmese de Hamburg’taki komite ziyadesiyle titiz ve yerinde seçimiyle ancak tam bir takdire layıktır.
Winawer 1867 Paris Turnuvası’na herhangi bir hak iddia edeceği bir unvanla gelmedi, Schlechter Leipzig 1894’e çağrılmadan önce sadece yerel olarak bir üne sahipti, tıpkı şimdi Yates için olduğu gibi ve Pillsbury de 1895 Hastings’teki sansasyonel başarılarından önce Avrupalılar için tamamen bilinmeyen bir büyüklüktü.
Dr. Tarrasch’ın çıkışının ne kadar haksız olduğu, altıncı turdan sonra (23 Temmuz itibariyle) Yates’in Köhnlein ve Leonhardt ile birlikte 16-18. sıraları paylaşmasına karşın Dr. Tarrasch’ın sadece 1,5 puanla – o da üç tane yarım puanın birleştirilmesiyle güçlükle oluşturulmuş- 19. sırada, yani trenin son vagonunda, yer almasından belli oluyor. “Büyükusta”nın daha koşunun başında nefesi kesildiğine göre Hamburg’taki koşucular gerçekten çevik olmalı.”
Georg Marco, Wiener Schachzeitung 1910
[ 1 Bunun baş tanığı benim. Turnuvanın başlamasından yaklaşık 48 saat önce Nürnberg’e geldim ve Dr. Tarrasch – ve tabii diğer gelen ustalar tarafından – dostça karşılandım. Dr. Tarrasch anlaşılır bir heyecan içindeydi çünkü birden fazla katılımcı eksikti ve hemen öncesinde Burn yapılan daveti telgraf yoluyla reddetmişti. Dr. Tarrasch bana “Şimdi nereden aceleyle uygun bir yedek oyuncu bulacağız?” diye sordu ve ben de “Eğer zamanında başvurmuşsa Charousek’i alın” dedim. “Ciddi mi düşünüyorsunuz?” diye Dr. Tarrasch sorgusuna devam edince “Tamamen ciddiyim, Charousek’in Dr. Meitner’e karşı oynadığı görkemli partileri gördüm, Dr. Meitner de rakibinin dahiyane oyunundan büyülenmişti.” “Bu, yeterli” dedi Doktor. Birkaç dakika sonra Budapeşte Satranç Kulübü’ne telgraf ulaştı ve 24 saat sonra Charousek muharebe alanındaydı.]
Hamburg 1910 Final Tablosu Kaynak: Wiener Schachzeitung 1910
Aslında turnuva sonlandığında Dr. Tarrasch’ın çok da haksız olmadığı söylenebilir zira Yates 2,5 puanla açık ara son sıradadır. Genç İngiliz Tartakower, Speyer ve Fleischmann (Forgacs) ile berabere kalmış ve kalan herkese kaybetmiştir, biri hariç: Dr. Tarrasch! Herhalde turnuvaya katılmasını bu kadar keskince eleştiren Tarrasch’a karşı aldığı galibiyet Yates’e turnuva başarısızlığını unutturmuş olmalı:
Tarrasch, Siegbert
Yates, Frederick Dewhurst
DSB Kongress-17 Meisterturnier-1614
August 3, 1910 – Hamburg
Annotated by ChessBase
1.d4d52.Nf3Nf63.c4e64.e3Be75.Nc3c56.Bd3Nc67.O-OO-O8.b3b69.Bb2Bb710.Rc1Rc811.cxd5Nxd512.Ne2cxd413.Nexd4Nxd414.Nxd4Rxc115.Qxc1Bd616.Nf3Qe717.Qa1f618.Nd4f519.Rc1??Tarrasch oldukça renksiz bir oyunun ardından büyük bir dikkatsizliğe imza atıyor.19.Bc4tahtadaki dengeyi koruyan bir hamle olurdu19…Nxe3!Yates fırsatı kaçırmıyor!20.fxe3Qg5Oyun bitti! g2 ve e3’e yönelik çifte tehdite karşı önlem almak zor, Siyahın çift fili ve veziri uyumlu bir şekilde çalışıyor ve Beyazın kaderine terk edilmiş şah kanadını tamamen parçalıyor.21.Kf2Tarrasch bir süre daha rakibini sınıyor ama sonunda kaderine razı oluyor.21.Bf1Qxe3+22.Kh1Qf4ve beyaz şah fazla yaşamayacak21…Qxg2+22.Ke1Bxh223.Be2e524.Ne6Bg3+25.Kd1Bf326.Bxf3Qxf3+27.Kc2Qe4+28.Kd2Qd5+29.Nd4exd430.Bxd4f431.e4Qxe432.Rc4Rd833.a4Bf2Yates’in intikamı!0–1
“Büyük lokma ye, büyük söz söyleme” atasözünü haklı çıkaran bir anekdot! Fakat ilginç olan tam da Hamburg’ta buna şahit olmuş ve herhalde zevkle de izlemiş olan Nimzowitsch’in bir sene sonra San Sebastian’da aynı hataya düşmesi!
Bir rivayete göre hiç uluslararası turnuva kazanmamış Capablanca’nın nasıl olup da 1911 San Sebastian Ustalar Turnuvası’nda oynayabildiğini sorgulayan Bernstein ve Nimzowitsch turnuvadan önce organizatöre yazılı bir dilekçe verir, ancak araya giren Marshall, ki o Capablanca’nın ne derece kuvvetli olduğunu elbette 1909’da oynadıkları maçtan biliyordu, Capablanca’nın turnuvaya dahil edilmesini sağlar. Bununla ilgili açıkçası 1911’deki dergilerde bir şey bulmak mümkün değil ancak Capablanca’nın yakın zamanda Selim Gürcan’ın çevirisiyle Türkçesi de yayınlanan”Satranç Kariyerim” kitabında Dr. Bernstein’ın turnuvaya katılmasına karşı çıkan oyuncular arasında olduğunu yazdığını hatırlarsak Nimzowitsch’in de bu isimlerden biri olması kuvvetle muhtemel görünüyor, o yüzden bunun doğruluğuna inanmamak için bir sebep olmadığını söyleyebiliriz.
Capablanca, San Sebastian’da ilk turda en ünlü kombinezonlarından biriyle Dr. Bernstein’ı, sekizinci turda da kale ve iki filiyle güzel bir mat konumu dizerek Nimzowitsch’i yener. Bu ilginç mücadelenin son safhası dikkate değer:
Nimzowitsch, Aron
Capablanca, Jose Raul
San Sebastian International Masters-018
March 3, 1911 – San Sebastian
1.e4e62.d3d53.Nd2c54.Ngf3Nc65.Be2Bd66.O-OQc77.Re1Nge78.c3O-O9.a3f510.Bf1Bd711.exd5exd512.b4Rae813.Bb2b614.d4c415.Nxc4dxc416.Bxc4+Kh817.Ng5Bxh2+18.Kh1Bf419.Nf7+Rxf720.Bxf7Rf821.Bh5Ng822.c4Qd823.Qf3Qh4+24.Qh3Qxf225.Re2Qg326.Qxg3Bxg327.c5??Çok kötü bir hata27.d5elbette oynanmalıydı ve bu takdirde Beyazın da şansları olurdu27…Nce728.Be5filler değişilirse c ve d geçerlerini durdurmak o kadar da kolay olmayacak .27…Nce7!Capablanca zayıf karelerin kokusunu alıyor.28.Bf3Nimzowitsch büyük olasılıkla d5 sürüşünün engellenemeyeceğini düşündü ama..28…Bb5!29.Rc2e7’ye baskı ortadan kalkınca diğer at da oyuna dahil oluyor29.Re6Bc430.Re3f431.Rc3Bd5ve siyahın tartışmasız üstünlüğü var29…Nf630.a4Bd331.Rcc1Ne4Beyaz şah etrafında kara bulutlar toplanıyor.32.b532.d5bxc533.bxc5Nxd5mat olmaz fakat yine de kaybederdi.32…Rf633.Bxe4Bf2!Bu güzel zwischenzug ile parti bitiyor! Mata çare yok0–1
Böylece tıpkı Tarrasch gibi hasmı Nimzowitsch de bir anlamda kibrinin bedelini öder (elbette Bernstein’ı da bu listeye eklemek gerekiyor). Her iki ustanın da kendini beğenmiş duruşlarının bu tutumlarında etkili olduğu söylenebilir elbette ancak öte yandan o dönemde ustaların “mesleğin” onurunu korumak adına prensipler üzerinden savaş verdiği göz önüne alındığında bunun altında ilkesel bir duruş da pekâlâ aranabilir.
Son olarak herhalde şairin sorusunu yinelemek yerinde olur: “Tarihi tekerrür diye ifade ediyorlar, hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?”
Satranç ustası olmak, en nadir, özel ve ilginç mesleklerden biridir. Prof. Dr. Vidmar veya Dr. Treybal gibi amatörler, daha doğrusu turnuva profesyonelleri, için bile-Dr. Alekhine de şimdilerde Paris’te bir avukatlık bürosu açmak istiyor- satranç başlıca geçim kaynağıdır. Bu yüzden Semmering Turnuvası münasebetiyle bir dizi ünlü katılımcıdan kendilerini satranca neyin çektiğini ve onları bu oyuna bağlayan şeyin ne olduğunu ifade etmelerini istedim. İlginç ve yer yer psikolojik açıdan değerli cevaplarını aşağıda bulabilirsiniz.
Dr. Alexander Alekhine
Öncelikle gerçeği aramak ve ondan sonra da mücadele unsuru nedeniyle satranç ustası oldum.
Daha küçük bir çocukken kendimde satranca karşı bir yetenek hissediyordum, böylece henüz 16 yaşındayken -daha lise öğrencisiyken, 1909 senesinde- “usta” oldum. 7 yaşında da satranç oynuyordum ama ciddi olarak oynamaya başlamam 12 yaşında oldu. Daha o zamanlarda satranca karşı içimde bir dürtü, karşı konulamaz bir kuvvet hissediyordum.
Alexander Alekhine
Karakterimi satranç yoluyla geliştirdim. Satranç her şeyden önce objektif olmayı öğretir. Satrançta ancak eğer öncelikle kendi hatalarınızı görüyorsanız büyük bir usta olabilirsiniz. Bu, hayatta da böyledir.
İnsan hayatının amacı ve mutluluğunun kaynağı kişinin verebileceğinin azamisini vermesidir. En büyük başarılarımı satrançta gerçekleştirebileceğimi deyim yerindeyse bilinçdışı olarak hissettiğim için satranç ustası oldum. Ancak belirtmeli ve vurgulamalıyım ki profesyonel bir usta olmam ancak Rus Devrimi nedeniyle gerçekleşti ve hukuk kariyerimi de devam ettirme niyetindeyim.
Aron Nimzowitsch
Satranç hayatın bir aynasıdır, satranççıların dünyasından başka hiçbir yerde fanatizm -esasen çok hakir gördüğüm bir şey- bu ölçüde çiçek açmış ve serpilmemiştir. Kısmen şaka yollu diyebilirim ki benim için yıllar içerisinde bir ihtiyaç haline gelen insan toplumuna karşı “antipati”me daha yoğun bir hedef bulmak için satranç oynuyorum ve bu yüzden usta oldum. Mizahı bir kenara bırakırsak şöyle derim:
Aron Nimzowitsch
Başarıya tapınmayı hakir görürüm;
Fakat bu, satranç dünyasında özellikle fazla serpilmiştir,
Başarı fanatizmini burada da gözlemlemek genel olarak kötümser dünya görüşümü tasdik ediyor ve bu yüzden hoşuma gidiyor.
Richard Reti
Gençliğimde iki tane sevdiğim uğraşı vardı: matematik ve satranç. İlgimi matematiğe değil de satranca yöneltmem hususunda beni harekete geçiren şey satrancın matematiğe göre daha canlı ve yaşama dair olmasıdır, bilmeyenlere tuhaf veya paradoksal görünecek bir neden. Matematik derken genel, pratik matematikten değil tamamen spekülatif bir karaktere sahip, sonlu ve sonsuz elemanlara sahip kümeler ve onların oluşturdukları yapılar ile ilgilenen modern matematikten bahsediyorum. Satranç da spekülatif bir oyundur (Matematik de tıpkı satranç gibi bir oyun ve bilimdir), burada da spekülatif yapılar oluşturulur ancak bu yapılar mücadelenin ve mücadeleyle birlikte de hayatın sembolleridir ve bu yüzden matematiğe göre bana daha sıcak gelmişlerdir. Buna ek olarak satranca dair özel fikirlerimi daha kolay başarıya ulaştırabilirdim, çünkü satrançta benim fikirlerimi kabul etmek istemeyen bir rakibi pratik olarak, yani oyunda, fikirlerimi tanımak zorunda bırakma olanağı mevcuttur.
Richard Reti
Daha sonralarıysa iyi bir fikrin her zaman galip gelmesi gerektiği yönündeki iyimserliğimin abartılı olduğunu yine de kabul etmek zorunda kaldım, çünkü başarıya ulaşmak için çok fazla ayrıntılı teknik çalışma, sportif öz-disiplin, kendine hâkim olma ve güç gerekir, ki bu bir satranç ustası olarak başarı elde edebilmek için -büyük bir matematikçi için de zorunlu olduğu gibi- pratik olarak satrancın düşünsel içeriğiyle ilgisi olmayan sıkıcı ve kapsamlı bir çalışma gerektiği anlamına gelir.
Bana satrançta özellikle neşe veren şey stratejik fikirlerin bilgisidir. Ve bir turnuvada oynadığım zaman fikirlerimin doğruluğunu sınarım.
Akiba Rubinstein
Satranç bana ben 14 yaşındayken hederde gösterilmişti. 16 yaşındayken teoriyle ilgilenmeye başladım. Daha sonra büyük üstat Salwe’nin yaşadığı Lodz’a gitmem bana öğütlendi. Gelişimimi orada tamamladım, diyebilirim ki Salwe’nin yanında çıraklığımı yaptım. Böylece usta oldum.
Kendimde bir eğilim ve yetenek hissetmiştim. Sıradışı bir şekilde iyi bir hafızaya da sahiptim. Şimdi de 21 yıllık satranç ustalığım süresince oynadığım tüm oyunları hatırlıyorum. İsim veya yerlere yönelik bir hafızam yok, sadece özel bir satranç hafızasına sahibim.
Akiba Rubinstein
Beni oyuna bağlayan şey estetik zevk. Güzel bir kombinezon bende estetik bir zevk yaratıyor. Adeta bir humma haline giriyorum.
Satranç sadece bir sanat değil aynı zamanda bir bilimdir. Zafer ve diğer her şey bilimsel temeller üzerinde gerçekleşir. Rakibin zayıf tarafı, karelerin işgali vs. bunların hepsi satrancın bilimsel kısmına aittir.
Rudolf Spielmann
Önceleri bir iş adamıydım, ama daha sonra mesleğimde ilerleyemeyeceğimi gördüm ve aşama aşama bana daha fazla başarı vadeden satranca geçiş yaptım.
Rudolf Spielmann
Hayat bana önceki mesleğimde bir tatmin sağlamadı ve sonrasında satranç beni kendine çekiyormuş gibi hissettim, çünkü bu alanda başarı (başarıdan rakiplerimi yenmeyi kastediyorum) ve başarıyla birlikte tatmin vaadi vardı.
Satranç oyununa beni bağlayan şey mücadeledir. İnce ayrıntılar beni daha az ilgilendiriyor ve benim için sadece amaca, oyunun kazanılmasına, giden yolda bir araçtan ibaretler.
Univ. Prof. Dr. Milan Vidmar
Satranç beni daha gençlik yıllarımda kendine bağladı. Bu yaşlarda, tabii eğer satranç oyununa bir yeteneği varsa, insan başarının zevkini satrançta nispeten daha kolay elde eder. Bu küçük başarılar daha büyüklerinin öncüsüdür, genç adam denilebilir ki sarhoş olmuştur ve satranç ustalığı için gereken atmosfer böylece yaratılmış olur.
Satranç oyununa beni bağlayan şey her şeyden önce mücadele ile kombinezonların güzelliği ve çeşitliliğidir.
Milan Vidmar
Satranç oyununda hayatı denebilir ki özet bir biçimde tecrübe ettim; mücadele, başarı, hayal kırıklığı, zor durumlara katlanma, olasılıkların tükenmez olduğunu öğrenme, rakip kuvvetleri hesaplama…Gerçekten de söyleyebilirim ki satrançtaki başarılarım hayatta da başarılı olmama katkıda bulundu ve satranç oyununda küçültülmüş bir biçimde tanıdığım zorlukları bu sayede hayatta da aşmayı başardım.
Wiener Schachzeitung, Temmuz 1926
Not: Heder, küçük yaştan itibaren İbranice, Tevrat ve Talmud’un öğretildiği geleneksel Yahudi okullarıdır, ailesi Rubinstein’ın haham olmasını istediği için 16 yaşına dek böyle bir okula devam etmiştir.
Modern ve Modern Olmayan Satranç Hakkında Yeni Düşünceler
A. Niemzowitsch
Dr. Tarrasch tarafından yukarıdaki başlık altında yayınlanan oyun derlemesi aslında özgün bir biçim içerisinde açılışlara dair eleştirel bir ders kitabı oluşturuyor.
Dr. Tarrasch bu eserde üzerinde çalıştığı -ve iyi seçilmiş- şema çerçevesinde (kendisi tarafından yorumlanmış) partileri açılışlara göre grupluyor ve bu gruplandırma içerisinde de önce yetersiz oyun tarzlarından başlayarak giderek daha iyiye giden ve nihayetinde “tek bir doğru” oyun tarzıyla bizi hoş bir şekilde şaşırtarak sonlanan bir usul izliyor.
Kitabın çok satmasını gönülden dilerim: kitap bir sistem ve sarihlik içeriyor.
“Modern Satranç Partisi” 1916, 2. Baskı
Buna karşın bana öyle geliyor ki Dr. Tarrasch’ın anlayışı hiçbir şekilde daha yeni ve gerçekten modern olan anlayışla -tam olarak- örtüşmüyor.
Dr. Tarrasch bizim için her şeyden önce “300 Satranç Partisi”nin yazarıdır ve öyle kalacaktır. Kamuoyunun kurallı ve sıkı bir mantığa dayanan bilgilere olan ihtiyacını ilk olarak hesaba katan odur. Ondan önce yorum alanında sunulanlar ya bir varyant yığınıydı, yani fazla yüzeyseldi, ya da fazla derindi (Steinitz!!), zira bu sonuncusu da bir hatadır.
Steinitiz’in aslında tek hatası vardı o da kendi neslinden en az 50 yıl ileride olmasıydı! Bu yüzden “barok” olarak nitelendirilerek haksız bir üne kavuştu ve tamamen dayanaksız fakat bugün son derece yaygın olan bu görüşün kaynağının tam da kendisinin popülerleştiricisi Dr. Tarrasch olması ilgi çekicidir.
Wilhelm Steinitz (1836-1900)
Fakat “300 Satranç Partisi”ne dönersek, Dr. Tarrasch’ın bu kitapta çok az özgün şey sunmasına karşın, zira fikirler Steinitz’e aitti, kitabı kısmen de olsa klasik olarak nitelendirmek isterim! Ve bunda da haklı olduğuma inanıyorum! Anlayışta öyle bir doğrusallık var ve oyunun açık hat veya merkez gibi kadim elemanları tek tek o kadar ideal bir şekilde diğer motiflerden arındırılarak sunuluyor ki yukarıdaki nitelemem tamamen haklı olarak görülmeli!
Açık c-hattının kullanımı (veya basitçe açık bir hattın) (von Scheve’ye karşı olan parti) , sebepsiz yere ve yeterli piyon koruması olmadan fazla ilerlemiş piyon merkezinin (e4 ve d5) parçalanması (Metger ile olan parti) yahut çift filin kullanımı, rakip atın sıkıştırılması için piyonların karakteristik bir biçimde sürülmesi (Richter’e karşı) gibi konulara dair tipik ve öğretici örnekleri bu mükemmel kitapta fazlasıyla buluyoruz.
Fakat özellikle de Dr. Tarrasch’a göre koşulsuz bir şekilde daima kınanmayı hak eden merkezin “bırakılması”na dair uyarıcı mahiyetteki örnekleri.
Bu noktada, başka şeylerde de olduğu gibi, Tarrasch ödün vermez bir doğrusallıktadır, tutarlılık demiyorum, çünkü bu ikisi aynı şey değil. (Doğrusallık: görünüşte tutarlılıktır, diyebiliriz ki göz için tutarlılıktır, araştırmacı bir ruh için değil)
Ama satranç oyunu şimdi karşılaştırılamayacak ölçüde daha karmaşıktır, satranç anlayışı derinleşmiştir! Yeni fikirler kendilerini kabul ettirmeye çalışmaktadır…Birçok şeyde, özellikle de “merkezin bırakılması” noktasında, artık eskisi kadar katı ve demek isterim ki ortodoks olunmamaktadır.
Fakat Dr. Tarrasch yeni görüşlere soğuk ve mesafeli duruyor, bu kendini yeni kitabı “Modern Satranç Partisi”nde de eksiksiz bir şekilde gösteriyor. Örneğin Fransız Savunması hakkında bize ne diyor, bir bakalım. (Sayfa 359-385) Bilindiği üzere bu açılışta merkez problemi diğer bütün hususları gölgede bırakan esas problem olarak karşımıza çıkar. e5-d4-c3 ve karşısında f7-e6-d5 ve nihayetinde c4 piyon zincirlerinin olduğu kapalı oyun, dxe4 alışı ile belirlenen oyun tarzı veya son olarak exd5 exd5 ile oluşan Kırışma Varyantı da söz konusu olsa merkez problemi hep ön planda yer alır!
Bu bahsettiğimiz problem 3…dxe4 varyantında özellikle somut bir biçimde kendini gösterir. Bu oyun tarzı yirmi seneden fazladır, merkezin rakibe hediye edilmesi diye tutturan bütün püristlere rağmen, sevgi ve emekle gelişmektedir. Ve b6 (Rubinstein) fikrinin -iyileştirmesinin- keşfiyle birlikte büyük de bir başarıyla, ki bu fikir 3. Ac3’ün değerini şüpheli kılmaktadır ve beni -yine bütün püristlere rağmen- büyük başarılar elde ettiğim 3.e5 oyun tarzını yeniden canlandırmaya sevk etmiştir!
Yeni kitabında Dr. Tarrasch 3…dxe4 ile başlayan derin oyun tarzını tamamen görmezden gelerek kendini tüm püristlerin tepesinde konumlandırıyor! Buna dair sunduğu tek partinin [1.e4 e6 2.d4 d5 3. Ac3 dxe4? (Soru işareti Dr. Tarrasch’a ait) 4. Axe4 Fd7 (No: 187) (Bilindiği gibi doğru hamle 4…Ad7’dir)] modern dxe4 oyun tarzıyla tek ortak noktası dxe4 hamlesidir, arkasında yatan fikir değil. Yığınla materyalin arasından (sadece Rubinstein’ın bu varyanttaki görkemli zaferlerine işaret etmek istiyorum) renksiz bir hamle olan Fd7’li bu partiyi seçmiş olması da zaten her şeyi açık bir şekilde gösteriyor.
Merkezden bir piyonun kaybolmasına izin vermekle (dxe4) merkez bırakılmış olmaz!
Diyagram I
3…dxe4 sonrası konum
Merkez kavramı çok daha geniştir! Deutsche Schachzeitung 1912’deki Niemzowitsch- Salwe partisine dair yazdıklarım okunmalıdır.
Elbette merkez inşası için piyonlar, en stabili oldukları için, en uygun taşlardır, fakat merkeze yerleşmiş aletler de piyonların yerini gayet iyi doldurabilirler. Ve uzaktan etki eden kale ve fillerle rakip merkeze uygulanan baskı da bir o kadar önemli olabilir!
Gerçekten modern olan ve özellikle de bendeniz tarafından temsil edilen görüş budur!
Dr. Tarrasch ama dxe4’ü bir soru işaretiyle geçiştiriyor: “Merkezin bırakılması!”
Buna karşın merkezde ayağı yere daha sağlam basan taraf (d5!) d-hattı ve fili için b7-h1 diyagonaline sahip Siyahlardır! “Merkezin hediye edilmesi”ne rağmen!
Tarrasch’ın bu doğrusallığının konumsal oyuna yeni başlayanlar için eğitici önemini yadsıyamam. İlerlemiş oyuncular ve kendi kendine ilerlemeye çabalayanlar içinse bu bir engel teşkil etmektedir.
3…dxe4 varyantı hakkında bu kadar.
Şimdi 3.e5’e bakalım. Benim tarafından yeniden tedavüle sokulmuş bu hamle (Skor +9 -0 =1) Dr. Tarrasch’ı memnun etmiyor. Leonhardt’a karşı olan partimi sunuyor ve şöyle yazıyor: “5.c3 daha doğruydu. Ama Bay Niemzowitsch (Nazik “Bay” hitabına dikkatinizi çekerim A.N.) kesinlikle doğru oynamadığı gibi doğru oynamaya da çalışmıyor. Yine de O satrançtaki en orijinal kişiliklerden biridir -fakat kimse onu örnek almamalıdır-“ (Sayfa 383, Niemzowitsch – Leonhardt partisi, 5.hamle) Çok dikkate değer bir husus ise şu: Dr. Tarrasch yıllar önce Marshall hakkında da Vezir Gambiti’nin c5 varyantında e4 yeniliği nedeniyle neredeyse kelimesi kelimesine aynı şeyleri yazmıştı. (Lokalanzeiger) Bir “örnek alınma”dan bahsedildiğini tam olarak hatırlayamıyorum ama “doğru olmayan” “doğru oynamaya çalışmayan” “yine de özgün” gibi tabirler tıpatıp uyuşuyor.
Öyleyse soruyorum, kendisi böyle bir karakter çizme sanatına haiz iken, Leonhardt’ın da vurguladığı gibi, satrançta zıt kutupları teşkil eden bizi -Marshall ve beni- nasıl olur da aynı sözcüklerle tasvir eder?
3.e5’in altında yatan ve benim bulduğum, dolayısıyla da bu hamlenin fikri mülkiyetinin bana ait olduğu yönündeki iddiamı haklı çıkaran, felsefi temel şöyledir:
e5 hamlesiyle Beyaz saldırısını d5 noktasından “Bir saldırı hedefi ilk önce sabitlenmelidir.” yasası uyarınca e5 ile hareketsiz hale getirdiği e6’ya kaydırır. Her iki taraf için de kısıtlayıcı etki yapan bir piyon zinciri meydana gelir. Bu durumdaki doğal uğraşı rakibin bizi kısıtlayan piyon zincirini tahrip etmektir; bu saldırılar “zincirin ayağı”na yöneltilmelidir, Siyah tarafından d4’e, Beyaz tarafından e6’ya karşı, parola budur! (c7-c5 ve diğer tarafta f2-f4-f5) Ayrıca Siyah da d4’e olan saldırısını c3’e kaydırabilir (c5-c4 ile c3 piyonunun sabitlenmesi ve sonrasında b7-b5-b4 vs.), benim ortaya attığım bir yasaya göre: “Bir piyon zincirine saldırı zincirin bir parçasından diğerine kaydırılabilir.”
Peki ama saldırının kaydırılması için doğru an ne zamandır?
Bunu değerlendirmek fazlasıyla zordur ama genellikle konum bazı ipuçları içerir.
Diyagram II
1.e4 e6 2.d4 d5 3.e5 sonrası konum
e4-e5 hamlesi 3. hamlede gerçekleşmelidir çünkü bu kaydırmayı e5’in f6 atına hücum ederek tempo kazancı sağlayacağı bir ana erteleme eğilimi temelden yanlıştır. Ve şu sebeple:
Siyahın şah kanadındaki kısıtlanmasının belirtisi atın f6’ya erişememesidir. Fakat Beyaz bir an için bile olsa buna izin verirse f6 noktasının nimetlerinden atı faydalandırmış olur, yani atın f6 üzerinden avantajlı bir şekilde oyuna girmesini sağlar ki bundan sonra -siyahın- kısıtlılığı büyük kısmı itibariyle ancak bir illüzyon olarak görülmelidir.
Ben kuşkusuz bir “gambit oyuncusu” değilim ama mutlak olarak yürütülen kısıtlama politikası (yani 3. hamlede e4-e5) bir piyon kaybını gerektiriyor!
Spielmann ve Leonhardt’a karşı piyon fedalarım (San Sebastian 1912) bu tamamen yeni bakış açısından değerlendirmeli.
Bay Dr. Tarrasch’ın bu yeni ve kesinlikle modern bakış açısından ne kadar uzak olduğunu bize yukarıda alıntılanan ve görünüşe göre beni bir gambit oyuncusu olarak damgalamak isteyen yorumu gösteriyor!
Ayrıca Ab1-c3 belirtildiği üzere 3…d5xe4! yüzünden de yetersiz.
Ve şimdi alışılageldik varyanta, 3. Ac3 Af6 4. Fg5 Fe7 5. e5 Ad7 6. Fxe7 Vxe7, gelelim.
Burada Dr. Tarrasch Alapin’in adını bir kez olsun bile anmama konusunda adeta bir sanat eseri meydana getiriyor! Alapin’in bu varyantta sadece kendine özgü ve dahice bir üretkenliğe sahip olduğu düşünülürse bu gerçekten etkileyici!
Alapin’in harika başarıları -sadece f7-f6 (7.Ab5 Ab6 8.c3 a6 9. Aa3 f6) varyantına veya f4 piyonunun f5 ile bloke edilmesinin ardından stratejik olarak mükemmel Ab8-c6-d8-f7 manevrasına ve sonrasında g7-g5 fikrine dikkat çekerim- şüphesiz sonraki araştırmaların temel taşını oluşturuyor ve her kim bunu sessizlikle geçiştiriyorsa kendisi ve nesnelliği hakkında kötü bir sınav vermiş demektir.
Semyon Alapin (1856-1923)
Dr. Tarrasch tarafından buna benzer başka bir sevgi dolu muameleye Svenonius’un normal varyanttaki fikri de maruz kalıyor: 1.e4 e6 2.d4 d5 3. Ac3 Af6 4.ed ed ve şimdi Fg5, Fd3 ve Ae2, ki çok kuvvetli gibi görünüyor. Dr. Tarrasch bundan tek bir kelimeyle bile bahsetmiyor.
Fransız Açılışı’na dair tüm yazdıkları arasında sadece Tarrasch-Teichmann ve Tarrasch-Lowtzky partilerinin yorumlarındaki görüşlerini teorik olarak değerli olarak addedebiliriz. Burada alışıldık 4. Fg5 varyantının Rubinstein tarafından gösterilmiş saf pozisyonel şekilde, agresif bir şekilde konumlanmış d3 filinden vazgeçerek merkezi daha sonra figürlerle en etkili bir şekilde işgal etmek adına “teslim eden”, bir ele alınışı söz konusu. Bu prensipler bize gayet yatkın ve benim de çok önce, 3.e4-e5 varyantında olmak üzere, Karlsbad 1911’de Salve ve Löwenfisch karşısında muzafferane bir şekilde uyguladığım prensipler,.
Tabii ki Fransız’daki doğru stratejiye dair Dr. Tarrasch’ın bu kısa ve aforizmavari yorumları oldukça önemli varyantlar olan I 3…dxe4! II. 3.e4-e5! III. Ac6: Alapin IV: Svenonius varyantlarının eksik veya yanlış çizilmiş eskizlerini telafi etmiyor.
Şimdi İspanyol’a gelelim. (3-113) Yine aynı manzara! Merkezin hediye edilmesine dair panik bir korkuyla bağlantılı olarak merkezin önemine dair (daha doğrusu merkezin piyonlarla ele geçirilmesinin) yine aynı ölçüsüz abartı.
Bu görüş tarzının eksik ve yanlış anlamalara yol açacak bir “merkez” kavramı anlayışına dayandığını önceki kısımda açıkladık.
Bu görüş tarzının direkt bir sonucu da “sıkışık” savunmanın (Tarrasch 3. Fb5 d6 Steinitz Savunması’nı bu şekilde adlandırıyor) Tarrasch tarafından lanetlenmesi. Zira bu savunmanın merkezin teslimiyetine götürebilecek olması bile Tarrasch tarafından kınanması için yeterli.
İspanyol’daki “yetersiz” savunmaların perdesini bu sefer Steinitz’in oyun tarzı -a6’lı veya a6’sız- d7-d6(?) (Soru işareti Dr. Tarrasch’tan) açıyor.
1.e4 e5 2. Af3 Ac6 3.Fb5 a6 4. Fa4 Af6 5. 0-0 Fe7 6. Ke1 d6 7. Fxc6+ bxc6 8. d4 exd4 9. Axd4 Fd7 (Bkz. Diyagram III) hamlelerinden sonra Dr. Tarrasch “birçok olası hücum için kullanılabilecek için daha serbest bir oyuna sahip olması” nedeniyle beyazın oyununu tercih ediyor. (Sayfa 14, Parti 18, Hamle 8)
Diyagram III
Eğer Dr. Tarrasch, dışsal ve anlamsız özelliklere göre -gerçekte merkezdeki karakteristik durum tarafından belirlenen- konumun içsel değeri hakkında hüküm vermeseydi, asla ve kat’a beyazın konumunu tercih etmezdi.
Şimdi bu konumu içsel değeri bağlamında inceleyelim.
Öncelikle bu pozisyonun çekirdeğini oluşturan formülü not edelim: Beyaz: e4, f Siyah: d6-c6-c7 f. Bu formül bize Siyahın f5 veya d5 yoluyla e4 merkezinin altını oymaya yönelik eğilimini gösteriyor, ayrıca doğal operasyon üsleri olarak Siyah için e-hattı ve Beyaz için d-hattını görüyoruz. Siyah e5’e -ki bu d6 piyonu tarafından oluşturulan ve e-hattında sonraki operasyonlar için bir üstür- sağlamca yerleşecek. Beyazın buna koşut çabası, yani e4 tarafından oluşturulan d5 dayanak noktasını işgal yoluyla d-hattını kullanmaya çalışmasının ise karşısında Siyahın c6 piyonu bir engel olarak bulunmakta.
Buradan da anlıyoruz ki Siyah e-hattına Beyazın d-hattına uygulayacağından daha büyük bir etkide bulunabilir, yani Siyah Beyazın merkezine Beyazın Siyah merkeze uyguladığından daha büyük bir baskıya sahiptir.
Ayrıca belirtmeli ki kompakt d6, c6, c7 kütlesi rakibin vezir kanadına yönelik geliştirilebilir bir kuvvete sahip. (Örneğin b3 piyonuna karşı c5 ve a5)
Buna göre verilen konumda Beyaz için bir üstünlükten söz edilemez ki bu Lasker-Janowski ve Lasker-Schlechter maçlarındaki oyunların gidişatlarıyla da ikna edici bir şekilde gösterilmiştir.
Her hâlükârda bu zor konumu “daha serbest oyun” gibi bir sloganla kestirip atmak istemek modern gereklilere uymamaktadır!
Bizim günümüzde yapmaya çalıştığımız, bir konumun çekirdeğinden yola çıkan derin bir analizdir. Buna karşın “daha serbest, daha rahat oyun vs. vs.” gibi sloganlar işimize yaramaz!
Çarpıcı bir örneği daha sunmaktan kendimizi alamıyoruz: 1. e4 e5 2. Af3 Ac6 3.Fb5 a6 4. Fa4 Af6 5. 0-0 Fe7 6. Ke1 d6 7. c3 Fg4 8. d4 Ad7 9.d5 hamlelerinden sonra (Bkz. Diyagram IV) (Lasker-Janowski, Sayfa 53) Dr. Tarrasch kendi bakış açısı için fazlasıyla karakteristik şu yorumda bulunuyor: “Bu hamle (d4-d5) eğer Siyah sonrasında f7-f5 ile bir karşı saldırı başlatabiliyorsa hemen her zaman kötüdür.” Bu temelden yanlıştır. f7-f5 hamlesi d5 ilerleyişine karşı sadece doğal bir tepki olarak görülebilir ve bundan hiçbir şekilde korkmaya gerek yoktur. Konumun tabiatını dikkate alan küçük bir analiz bizi buna ikna edecektir!
Diyagram IV
d4-d5 hamlesiyle Beyaz (Fransız’da e4-e5 hamlesinde olduğu gibi) saldırısını e5’ten -c3,c4,c5 hamleleriyle başlatmak isteyeceği- d6’ya kaydırır, buna karşılık rakibine kendi zincirine f7-f5 ile saldırı şansını verir. (Fransız’da c7-c5)
Beyazın bu saldırı ile dezavantajlı bir duruma düşmek zorunda olduğunu gösteren hiçbir şey yoktur, buna Dr. Tarrasch’ın “teorisyen” olmasına karşın dikkate aldığı tek şey gibi görünen turnuva pratiği de dahil.
Yukarıdaki partideki d4-d5 sürüşünden sonra diyagramdaki pozisyon oluştu. (Diyagram V)
Diyagram V
Beyazın 22. hamlesinden sonra oluşan konum
Konumun fazlasıyla geliştiği görülüyor: Beyaz c5 sürmeye hazırken Siyah da f-hattında operasyonlara başlamayı düşünüyor. Ancak bu hattın açılması, f7-f5 sürüşünün sağladığı tek şey. Beyazın merkezi -ki en önemlisi bu- en ufak bir hasar almadı. Gerçi Beyaz merkezi “teslim” etmek zorunda kaldı, ama diğer at tarafından desteklenen e4 atı piyonunun yerini tamamen dolduruyor ve tahtadaki bütün yönlere hükmeden bir etki yapıyor!
Lasker’in partiyi buna karşın kaybetmesinin d5 sürüşüyle bir ilgisi yok.
d4-d5 ile ilgili olarak, burada Maroczy’nin birçok harika partisi arasında ince bir strateji uyguladığı bir tanesinin eksikliğini çekiyoruz: “Korkutucu” f5 sürüşüne karşı cüretkar piyonu alarak yanıt vermişti, üstelik de g6’daki arkadaşı tarafından etkili bir şekilde korunduğu halde! Sonrasında tahtada kesinlikle görkemli görünen e5-f5 piyon yapısı oluşmuştu!
Ama piyonlar kısa bir süre “askıda” kaldılar ve bu da onları sistematik olarak kuşatıp imha etmek için Maroczy’ye yetti!
Géza Maróczy (1870-1951)
Fakat bu derin ve fazla dikkat çekmeyen oyun planı sabit fikirli (doğrusal) doktorun hoşuna gitmiyor. Zaten gerçekte de Macar büyükustanın az sayıdaki partisini inceliyor.
“En iyi savunma” 3…a6 4.Fa4 Af6 5. 0-0 Axe4 (!) (Ünlem işareti Dr. Tarrasch’a ait) varyantına dair de bir şeyler söylemek gerekiyor. Schlechter’in Axd4 yeniliği (Axe4’ten sonra 6.d4 b5 7.Fb3 d5 8. a4? Axd4) a4 hamlesinin değerini gerçekten tartışmaya açtı ancak Beyazın oyun tarzının kuvvetinin kaybolduğu henüz söylenemez! Beyazın oyunun kuvveti -sadece ekstra bir “özgürlük” daha anlamına gelen- a-dikeyine sahip olmaya değil 8.dxe5 Fe6 sonrası e5 piyonunun konumu ve Ad4 ile c7 piyonu geri kalacağı için rakibi adına hoş olmayan bir konuma ulaşma olanağına dayanıyor. (Örneğin 9. Ad4 Axd4 10.cxd4) Ayrıca zaten Bay Malkin de “Schachwelt”te detaylı analizlerle destekleyerek Dr. Tarrasch’ın Axe4 oyun tarzına olduğundan fazla değer biçtiğini belirtmişti.
Şimdi geçmek istediğimiz Dört At Oyunu’nun ele alınışında Rubinstein’ın oyun tarzını, 4…Fc5 5. Axe5 Ad4 (Tarrasch – Rubinstein, San Sebastian 1912), bulamıyoruz, tıpkı Ac6-e7 varyantını rehabilite etmeye herhalde yeterli olan ve ilk defa Spielmann tarafından Hamburg’ta Tarrasch’a karşı başarıyla kullanılan oyun tarzı gibi. Ayrıca zaten genel olarak sempati toplamasına karşın (örneğin Capablanca benden alıp kullandı) benim tarafından yeni bir temele oturtulan ve yeni varyantlarla birlikte ileri sürülen 6. Fxc6 varyantının fazla dikkate alınmayışı da dikkat çekici.
Ve şimdi Vezir Gambiti.
Dr. Tarrasch’ın İspanyol, Fransız ve Dört At Oyunu’nu ele alışında şikayet edecek bazı noktalar bulduysak da burada kendisini kayıtsız şartsız övmeliyiz. Sınıflandırma gayet açık, anlayış Dr. Tarrasch’ın bilinen keskinliğinde ve partilerin seçimi benzer şekilde üst seviyede.
Sadece bir şey anlaşılır değil: neden Dr. Tarrasch bugün de içinde birçok yeni olanaklar barındıran ve tam da şimdilerde yeniden modern olan 1.d4 d5 2.c4 e6 3. Ac3 Af6 oyun tarzını “ortodoks” olarak nitelemekte ısrar ediyor? Ve neden diğer taraftan kendisinin bulduğu, monoton ve kısır oyunlara götüren ve bugünlerde artık rafa kaldırıldığını söyleyebileceğimiz 3…c7-c5 varyantını “modern” olarak niteliyor?
Kendi kendime soruyorum, c7-c5(?)’te olduğu gibi satranç sanatının tüm kurallarına uygun bir şekilde durdurulmuş -b2 filine dikkat çekerim- ve g2’deki diğer fil tarafından en acı bir şekilde sabitlenmiş bir izole piyon elde edilen bir varyantı seçmek kime çekici gelebilir? Bu, Beyazın (1.d4 d5 2.c4 e6 3. Ac3 c5? 4. cxd5 exd5 5. Af3 Ac6 6. g3 Fe6 7. Fg2 Fe7 8. 0-0 Af6 ve şimdi eğer istenirse b2-b3) hamlelerinden sonra -alçakgönüllü taleplerle- rahatça erişebileceği üstünlüklerin en azıdır.
Diyagram VI
Beyazın 9.hamlesinden sonraki konum
Artık fazlasıyla modern addedilen ve Dr. Tarrasch tarafından haksız yere “ortodoks” olarak nitelendirilen 3…Af6 varyantı Siyaha güvenli bir gelişim, sağlam bir oyun ve kuvvetli bir inisiyatife erişebileceği bir oyun sunarken bu varyant -3…c5- herhangi birine çekici görünebilir mi?
3…Af6’ya karşı yönelen argümanların çaresizliğinin bir itirafı olarak şunu görüyorum: (1.d4 d5 2.c4 e6 3.Ac3 Af6! 4. Fg5 Fe7 5. e3 Abd7 6. Af3 0-0 hamlelerinden sonra Beyazın tüm bu “serbest oyun”, “Tempo kazancı”, “hızlı gelişim” gibi kavramlarda gelişme kat etmesine karşın artık ne yapacağını bilemediğini görüyoruz: 7. Fd3 dxc4’ten sonra tempo kaybeder, 7. Kc1 diğer birtakım sebepler nedeniyle yerinde bir hamle değildir ve Vc2 -son mazaret- Teichmann tarafından sayısız partide denenmiş güvenli 7…c5! (Şimdi bu hamle yerindedir) 8. 0-0-0 Va5! yöntemine izin verir.
Yine gayet eski ama hiçbir şekilde eskimemiş b6’lı oyun tarzının da kendine has faziletleri vardır, Pillsbury-Schlechter (Hastings 1895) partisine bakılabilir.
Vezir Gambiti’ne karşı düzensiz bir savunma tarzı da günümüzde moderndir, sadece Dr. Tarrasch tarafından üvey evlat muamelesi gören Hollanda’yı ve Hanham Varyantı’nı belirtmekle yetiniyorum.
Bu sonuncusu Bay Dr. Tarrasch’ın içine dert olmuştur. Üzerine adeta ant içtiği serbest taş motifinin doğru piyon konfigürasyonu prensibinin altında konumlanmasına tanıklık etmeye katlanamaz.
Ama günümüzün pratiği burada da onu haksız kılıyor: son zamanlarda bu derin ve belki biraz da riskli oyun tarzı Capablanca’da kendine yeni bir destekçi bulmuştur. Bütün ders kitaplarında yer alan ve “Hanham” için klasik ve model bir parti olan Teichmann-Niemzowitsch, San Sebastian 1911’i de “Modern Satranç Partisi”nde nafile aradık.
Nihayet Caro Kann ve 1.e4 d5 İskandinav hakkında birkaç kelime.
İlki için Dr. Tarrasch “1…c6 gelişime katkıda bulunmadığı” için “kesinlikle doğru değil” diye açıklıyor, yani açılışların değerlendirilmesinde Dr. Tarrasch tarafından sevilen yine aynı modern olmayan ve işe yaramaz kriter!
1…c6 hamlesi e4’ün erken olduğunu kanıtlamaya yönelik hırslı bir planı içerir, en azından bu benim açılışı temellendirdiğim -derin- plandır. 1…c6 hamlesinin mucitleri bu hamlenin tam olarak önemi ve etkisinin farkındalar mıydı sorusunun bir cevabı olmayabilir ama bu açılışın bir geleceği olduğu kesindir.
Benim devrimci bir etki bırakan yeniliğimi düşünmek yeterlidir: 1.e4 c6 2.d4 d5 3. e5 Ff5 4. Fd3 Fxd3 5. Vxd3 e6 6. Af3 Vb6 7. 0-0 (Bkz. Diyagram VII) Va6, yani onyıllardır sağlam bir şekilde yerleşmiş c5 planından beyaz karelerin zayıflamasını -Fd3’ün değişiminin bir sonucu- vakit kaybetmeden kullanmak için vazgeçiş ve burada Caro-Kann’ın nasıl gelişime açık olduğu da fark ediliyor!Bütün bunlara dair Dr. Tarrasch’ta bir kelime bile yok!
Diyagram VII
Beyazın 7.hamlesinden sonraki konum
Dr. Tarrasch Caro-Kann’a dair sadece üç parti sunmasına karşın İskandinav Açılışı’na dair on (!) örnek ortaya koyuyor! Bir tanesi yeterdi, Rubinstein’ın Lasker’in reçetesini takip ederek 1…d5’i tamamen ve ebedi olarak yerle bir ettiği Rubinstein-Bernstein San Sebastian 1911 partisi! Ama tabii ki tam da bu parti ve bu partiyle birlikte okuyucunun yayıncıdan haklı olarak talep edebileceği kabataslak da olsa bir yol haritası eksik.
Akiba Rubinstein (1882-1961)
Caro-Kann ve İskandinav arasında bir karşılaştırma ilginç olabilir, her ikisi de e4’e karşı yöneliyor ama ilkinde c7-c6 ile sonraki d5 sürüşüne gerekli kuvvet kazandırılırken ikincisinde “gelişim temposu” kaybetmemek adına 1…d5 oynanıyor fakat Siyah adına elde edilen tek başarı serbest ama kayıp bir oyun oluyor!
Bir dizi değişik açılışa dair Dr. Tarrasch’ın anlayış ve görüşlerini artık öğrenmiş bulunuyoruz. “300 Satranç Partisi”ni klasikliğe terfi ettiren “doğrusallığını” takdir etmek için fırsat da bulduk ama aynı zamanda Dr. Tarrasch’ın bu “doğrusallığı” sıklıkla sığ ve yüzeysel özelliklere dayanan yargılara varmak için kullandığını da gördük.
Merkez stratejisine dair dar sınırlara hapsolmuş anlayışının modern görüşlere uymadığını ve yine aynı şekilde konumun karakterini çizen ve hatta onu yaratan piyon konfigürasyonunu (özellikle de merkezde) kendisi için alışılageldik biçimde dikkate almadığını etraflıca görmüş buluyoruz. Bu noktadan yola çıkarak “serbest oyun”, “sıkışık savunma” gibi sloganları satranç felsefesinin doğal gelişimini engelleyici bir etki yapmaları nedeniyle reddetmek zorundayız. Özellikle de Dr. Tarrasch’ın merkezde piyon sayısının azalmasının “merkezin teslimiyeti” anlamına geldiği şeklindeki görüşüne hiçbir zaman dostane bakamayacağımızı vurgulamak zorundayız.
Bu eksiklikler bir kenara bırakıldığında kitap birçok mükemmel şey sunuyor. Satranç literatürü “Modern Satranç Partisi” ile şüphesiz modern olmayan fakat son derece ilginç ve tavsiyeyi hak eden bir kitap kazanmış ve zenginleşmiştir. Özellikle konumsal oyuna yeni başlayanlar “doğrusallığı”ndan faydalanarak oyunlarını kuvvetlendirebilir ve uzmanlar için de Dr. Tarrasch’ın yeni eseri kesinlikle birçok değerli ve ilginç fikir sunuyor.
Birinci bölümde Nimzowitsch’in oyun tarzı hakkında Dr. Tarrasch’ın Berliner Lokalanzeiger’deki köşesinde kaleme aldığı yorumlara cevaben Rigalı satranççının Deutsches Wochenschach’ta yayınlattığı açık mektubuna bakmıştık.
Doktor, Nimzowitsch’in mektubuna ve beraberindeki Hanham Varyantı’nda oynanacak bir tematik maç teklifine cevap vermez ama tarzına uygun olarak 1912’de yayınladığı “Die moderne Schachpartie” (Modern Satranç Partisi) adlı oyun derlemesinde genç hasmının oyununa yönelik ağır eleştirilerini sürdürür. Nimzowitsch’in (O tarihlerde halen soyadı Niemzowitsch olarak yazılıyordu) ne kadar sinirlendiğini tahmin etmek zor değil çünkü bu ağır eleştiriler genç satranççıyı 1913’te uzun ve ünlü bir makale yazmaya kadar götürür ki bu aynı zamanda “Mein System” e kadar gidecek bir yolun da başlangıcını teşkil etmesi açısından önemlidir.
Dr. Siegbert Tarrasch (1862-1934)
Bu ikinci bölümde “Die moderne Schachpartie”de Tarrasch’ın Nimzowitsch hakkında yazdıklarına göz atacağız. Dr. Tarrasch’ın yorumları okuyucuya Tarrasch’ın klasik satranç anlayışına ve kendisine dair dogmatizm eleştirilerinin haklı olup olmadığına dair iyi bir fikir verecektir. Bugün bu satranç anlayışının çok ötesindeyiz kuşkusuz ancak dikkatli bir okuyucu Tarrasch’ın klasik satranç anlayışında bazı noktalarda sonradan “hipermodern” adı verilecek yeni ekole göre daha haklı olabildiğini fark edecektir.
Duras
Niemzowitsch
Hamburg
1910 – San Sebastian
Annotated by Tarrasch,Siegbert
1.e4d6Niemzowitsch bunun gibi düşük değerdeki ve nadiren güzel oyunlara yol açan açılış hamlelerini seviyor.2.d4Nf63.Nc3Nbd7Siyah “ayrılıkçı” stilinde devam ediyor. Şimdi oyun Hanham Varyantı’na dönüşüyor.4.Nf3e55.Bc4h6Üzücü bir gereklilik çünkü Ag5 tehdidi vardı5…Be7sonrasında Beyaz avantajlı bir şekilde f7’den feda yapabilirdi:6.Bxf7+Kxf77.Ng5+Kg88.Ne6Qe89.Nxc76.Be3c6Beyaz dört taşını gelişti buna karşın Siyahın ise denileibilir ki 1,5 taşı gelişmiş durumda. Siyahın iğrenç bir oyunu var. Bunun gibi hastalıklı açılışların sunduğu tek şans rakibin belirleyici bir üstünlüğe giden yolda hata yapması ve yolunu şaşırmasıdır.7.dxe5En kuvvetli ve hemen belirleyici olan devam yolu.7…dxe57…Nxe5at değişiminin ardından8.Nxe5dxe59.Bxf7+ile en az bir piyonun kaybına yol açardı.8.h3?Eğer Beyazın daha iyi bir hamlesi yoksa Siyahın oyunu serbestleştiren bir önceki hamlesi hatalıydı.Gerçekte Beyaz burada8.Bxf7+Kxf79.Nxe5+Kg89…Ke810.Ng6Rg811.e5ve sonrasında Vh5 vb.10.Ng6Rh711.e5ve sonrasında e6 ile taşı geri kazanarak parlak bir hücüm oyunu oynayabilirdi.8…Bb4!9.Qd3Qe710.O-O10.O-O-OBxc3ile -piyonların- parçalanacak olması yüzünden güvenilir değildi.10…Bxc310…O-Oile Siyah rok atarsa11.Nh4oynar, hem Af5 hem de Ag6 tehdit ederdi.11.bxc3Siyah rakibinin 7. ve 8. hamledeki hataları nedeniyle oyununu önemli ölçüde iyileştirdiyse de Beyaz halen biraz daha iyi çünkü tüm taşları oyunda ve rok atmış durumda.11…Nc5İyi değil12.Bxc5?Tuhaf! Beyazlar ikinci defa kazanç şansını görmüyor ve nihayetinde yine de partiyi kazanıyor.Beyaz şimdi avantajlı bir şekilde12.Bxf7+Kxf713.Qc4+Be6veya13…Ne614.Nxe5+Kg815.Ng614.Nxe5+Kg815.Qxc5Qxc516.Bxc5oynayabilirdi ve de böyle yapmalıydı çünkü oyundaki değişim siyah veziri çok kuvvetli bir kareye getiriyor.12…Qxc513.a4Herhalde b5-Fb7’yi engellemek için.13…Nh5?Siyah gelişimi tamamen ihmal ediyor. 0-0, Fd7 ve Kad8 ile gayet iyi hatta belki de rakibinden daha iyi bir oyuna erişebilirdi. At manevrasıyla hiçbir şey elde edilemiyor.14.Nd2Nf415.Qe3Böylece siyah vezir c5 karesindeki harika konumundan uzaklaştırılıyor15…Qe715…Qxe316.Bxf7+Kxf717.fxe3yüzünden oynanamazdı.16.Nf3g5Çok coşkulu fakat sağlıklı bir hamle değil. Rok atmanın tam vaktiydi.17.Rfd1g4Eğer Siyah atak yapmak istiyorsa önce17…h5daha kuvvetliydi. Herhalde sadece filini geliştirmeyi dikkate aldı.18.hxg4Bxg419.Rd2Bxf3Eğer g-piyonu ile yapılan atağın arkasındaki fikir buysa demek ki buna değmezmiş. Rok atmak 16.hamlede bile doğru hamleydi.20.Qxf3Qc5?20…Rg821.g3Rd822.Rad1Rxd223.Rxd2Rg6daha iyiydi, taşlar azalmış ve gelişim tamamlanmış olurdu.21.Bxf7+21.Bb3ile basitçe geri çekilmek Siyahı kötü duruma sokardı. Feda yanlış değil fakat Siyahın şanslarını artırıyor.21…Kxf722.g3Rhg823.Rad123.Kh2Qe724.gxf4Qh4+ve sonra Vxf4 yüzünden yanlış olurdu.23…Ke8Bundan sonra parti kaybediliyor ama Siyahın konumu can sıkıcıydı ve feda edilen figür Siyahın yanına kar kalmayacaktıÖrneğin23…Rg524.Kf1Qc4+25.Rd3En iyisi23…Rad8!24.Rxd8Rxg3+25.Qxg3Ne2+oynamaktı, sonrasında belki oyun berabere olabilirdi.24.Kh2Ng624…Qe725.gxf4Qh4+ve sonrasında vezir değişimi en iyisiydi24…Ne625.Rd7yüzünden kötü olurdu25.Rd6Vezirin e7’ye geri gidişini engellemek için25…Nf825…Rf8‘i26.Re6+Ne727.Qh5+Rf728.Rf6Qc429.Rd5takip ederdi, belirleyici bir hücumla26.Qf6Qa527.Re6+Nxe628.Qxe6+Kf829.Rd7Siyah terk etti.1–0
Niemzowitsch
Leonhardt
San Sebastian International Masters-02
1912 – San Sebastian
Annotated by Tarrasch, Siegbert
1.e4e62.d4d53.e5Yıllardır kötü sayılan bu hamle Bay Niemzowitsch tarafından tercih ediliyor ve başarıyla da oynanıyor. Niemzowitsch açılışı özgün ama benim görüşüme göre doğru olmayan bir şekilde idare ediyor.3…c54.Nf3Alışıldık devam yolu olan4.c3‘ten ilk sapma4…Qb6Siyahın neden piyonu almadığını anlamak mümkün değil.4…cxd45.Nxd45.Qxd4Nc6sonrasında da Siyahın gayet iyi bir oyunu var.5…Nc6ve Beyazın e-piyonu için yeterince koruması yok zira6.f4Qb6ve sonrasında Fc5 çok kuvvetli, c6’da olacak bir değişim ise -Fb5 de nihayetinde bu değişime götürür- Siyahın merkezini güçlendirir.5.Bd3Beyaz oyunu şanslar ve karşı şansların olduğu bir gambite çeviriyor.5.c3daha doğruydu. Ama Bay Niemzowitsch kesinlikle doğru oynamadığı gibi doğru oynamaya da çalışmıyor. Yine de O satrançtaki en orijinal kişiliklerden biridir -fakat kimse onu örnek almamalıdır-5…cxd46.O-ONc67.a3Sadece Ab4’ü engellemek için değil ondan da önemlisi b-piyonunu ileri sürmeyi hazırlayarak piyonu başarılı bir şekilde geri almaya çalışmak için. Buna Siyah kesinlikle izin vermemliydi, o yüzden şimd a7-a5 gerekliydi. Sonra Beyaz işleri nasıl yoluna koyacaktı, görmek zor. Bay Leonhardt oyundan sonra Beyazın a3-a4 ve sonrasında Ab1-a3-b5 oynamasından çekindiğini belirtti. Ama a3-a4 sürüşünün Siyahın oyununu bozması pek olanaklı değil, öte yandan b4-b5 sürüşü Siyahın oyununu tamamen kaosa sürüklüyor.7…Nge7?Eğer kuvvetli savunma hamlesi a5’i oynamak istemiyorsa Siyah en azından saldırı hamlesi f6’yı oynamak zorundaydı.7…a58.a4‘ten sonra Fc5 ve Age7 ile basit şekilde bir gelişim Siyah için uygun olurdu, Beyazın feda ettiği piyon karşılığında en ufak bir üstünlüğü bile olmazdı. Ayrıca kuvvetli saldırı hamlesi8…f6da akla geliyor, aşağı yukarı böyle bir devamı olabilirdi9.Re1fxe510.Nxe5Nxe511.Rxe5Nf6ve sonrasında Fd68.b4Şimdi Beyazın açık bir saldırı hedefi var, vezir kanadındaki taşlarıyla alabileceği d4 piyonu. Bu piyon alındığında ise Beyazın üstünlüğü söz konusu olacak.8…Ng69.Re1Be710.Bb2a5?Rakibinin düzensiz oyunu Bay Leonhardt’ın kafasını karıştırdı. Hiçbir koşul altında zaten çok kuvvetli olan b-piyonunun ilerleyişini kışkırtmamalıydı, aksine bu piyon ilerlemezse mutlu olmalıydı. İlerlediği takdirde ise a6 sürerek bu sürüşün etkisini zayıflatabilirdi. Şimdi en doğal ve basit hamle rok atmaktı ve bununla birlikte Siyahın halen gayet iyi şansları olurdu. Bunun yerine ayrıca Vc7 ile e-piyonuna bir taşla daha saldırabilirdi ki Ve2’ye Af4 ile yanıt vererek Beyazın şah filini değişime zorlayabilirdi. Oyundaki hamleden sonra ise Siyahın oyunu hemen kötü hale geliyor.11.b5a412.Nbd2Na7At şimdi oynamalı çünkü Beyaz 13.bxc6 Vxb2 14.Kb1 ve sonra cxb7 ile taş kazanmayı tehdit ediyor. Ama at nereye giderse gitsin kötü duruyor.13.Bxd4Bc514.Bxc5Qxc515.c4dxc4?Son ve belirleyici hata. 0-0 ile Siyahın oyunu kurtarmak için hala bazı umutları olurdu.16.Ne4Beyaz atın d6 ve b6’ya girmesi belirleyici bir etki yapıyor.16…Qd517.Nd6+Ke718.Nxc4Ab6 ile a8 kalesini kazanmayı tehdit ediyor.18…Qc519.Bxg6Beyaz bu hamleyle rakip ne oynarsa oynasın kazancı garantiliyor.19…hxg619…Qxc4‘ü şık bir mat takip ederdi:20.Qd6+Ke821.Rad1fxg622.Qd8+Kf723.Ng5#20.Qd6+Qxd621.exd6+Ab6 ve d7 ile filin kazanılmasını tehdit ediyor. Siyah terk etti.21.exd6+Ke8ile eğer şah e8’e giderse22.Nb6Rb823.Ne5ve sonrasında d71–0
Niemzowitsch
Capablanca
San Sebastian
1911 – San Sebastian
Annotated by Tarrasch, Siegbert
1.e4e62.d3Genç kuşak ustalar arasında Niemzowitsch en yeteneklilerinden biri ve belirgin bir şekilde özgün bir stile sahip. Fakat aykırı, garip ve evet çirkin açılış hamlelerine karşı özel bir sevgisi var. Gerçi bu hamlerle başarı elde ediyor ama burada basit bir karşı oyun mağlubiyetine yol açıyor.2…d53.Nd2c54.Ngf3Nc65.Be2Bd66.O-OQc7Vezirin bu gelişimi bana zamanlı görünmüyor.7.Re1Nge78.c3O-O9.a3Beyazın tek tek hamlelerine kusur bulmak zor, bunun yerine genel olarak “Tüm bu gidişat bize uymuyor.” denebilir.9…f510.Bf1Bd711.exd5exd512.b4Rae813.Bb2b614.d4c415.Nxc4dxc416.Bxc4+Kh817.Ng5Bxh2+18.Kh1Bf4!19.Nf7+Rxf720.Bxf7Rf821.Bh5Ng822.c4Qd823.Qf323.g323…Qh4+24.Qh3Qxf225.Re2Qg326.Qxg3Bxg327.c5?27.d527…Nce728.Bf3Bb529.Rc2Nf630.a4Bd331.Rcc1Ne432.b5Rf633.Bxe4Bf2!0–1
Nimzowitsch’in Johner (Karlsbad 1911) ve Spielmann’ı (Hamburg 1910) yendiği partileri de kitabında inceleyen Tarrasch bu oyunların analizlerinde de Rigalı hakkında fazla olumlu bir tonda yazmamıştır, örneğin Johner partisinde her iki oyuncunun da iyi oynamadığını belirtir.
Elbette Doktor, San Sebastian 1911’de Nimzowitsch’i yendiği partiyi kitaba koyma fırsatını kaçırmaz, ilginç finaliyle bilinen partiye analizsiz de olsa bir göz atmaya değer. Tarrasch’tan genç rakibine iyi bir oyunsonu dersi!
Niemzowitsch
Tarrasch
San Sebastian
1911 – San Sebastian
1.e4e52.Nf3Nc63.d4exd44.Nxd4Nf65.Nxc6bxc66.Bd3d57.exd5cxd58.O-OBe79.c4O-O!10.cxd5Nxd511.Be4Be612.Nc3Nxc313.bxc3Qxd114.Rxd1Rad815.Be3c516.Bf3Rxd1+17.Rxd1Rb8!18.h3Rb219.Bd5Bxd520.Rxd5Rxa221.c4Ra1+22.Kh2Ra523.f4f624.Kg3Kf725.Kf3a626.h4Ra427.Bxc5Rxc428.Bxe7Kxe729.Rh5h630.Ra5Rc631.Kg4Rb632.f5Kf733.Kh5g6+34.Kxh6gxf535.Rxf5Rb8!36.Kh536.Kh7Rb537.Rxb5!axb538.g4Tarrasch’ın da belirttiği gibi berabereydi36…Rb537.Kg4Rxf538.Kxf5a539.Ke4f5+!0–1
Çirkin hamlelere olan düşkünlük, yanlış oyun tarzı gibi eleştirilere genç Rigalı 1913’te cevap verecektir. Aslında şunu da söylemek gerekir ki Tarrasch’ın kendisini bir otorite olarak konumlandırıp diğer satranççıları acımasızca eleştiren tutumu sadece yeni neslin değil Lasker, Marco gibi aynı kuşağa mensup satranççıların da tepkisini çekmiştir. Fakat ilk defa yeni kuşağın temsilcisi Nimzowitsch, Tarrasch’ın karşısına yeni prensiplerle çıkmaya cüret edecektir ki buna bir sonraki bölümde devam edeceğiz.
1910-20’li yıllar hem satranç dergilerinin hem de satranç teorisi/felsefesinin altın çağıdır. Yeni filizlenmekte olan “hipermodern” ekol, klasik ekole savaş bayrağı açarken teorik tartışmalar hem dergi sayfalarında sürdürülür hem de tahta başındaki düellolarda taraflar birbirlerine fikirsel üstünlüklerini pratik başarılar yoluyla kanıtlamaya çalışır.
Bu düellolar arasında elbette en çok bilineni ve en önemlisi Nimzowitsch ve Tarrasch arasında olandır. Bu yazı dizisinde, Wiener Schachzeitung başta olmak üzere dönemin kaynaklarından bu ilginç ve eğlenceli tartışmayı takip etmeye çalışacağız.
Kaynak: Wiener Schachzeitung, 1908
Kavga ilk olarak Tarrasch’ın Berliner Lokalanzeiger’de incelediği Rubinstein-Nimzowitsch San Sebastian 1912 partisinin analizinde genç Rigalının oyununu yerden yere vurmasıyla başlar. Aynı turnuvada Fransız Savunması’nın 3.e5 İlerleme Varyantı’nda kaybettiği parti -bu hamleyi yanlış addetmesi nedeniyle- belli ki Dr. Tarrasch’ı sinirlendirmiştir ki 1904’te ilk defa oynadığı ve berabere kaldığı, Hamburg 1910’da da kaybettiği Nimzowitsch’e Doktor başından beri pek ısınamamıştır aslında, fikren kendinden emin ve sivri dilli bu iki devin iyi anlaşması da zaten beklenemezdi. Nimzowitsch Tarrasch’ın biraz dozu yüksek eleştirilerine Deutsches Wochenschach’ta açık bir mektupla cevap verir:
Dr. Tarrasch, Rubinstein-Nimzowitsch partisine dair Berliner Lokalanzeiger’deki yorumlarında Siyahın ikinci hamlesi için “Nimzowitsch’in çirkin açılış hamlelerine belirgin bir eğilimi var, neyse ki her zaman zevk sahibi bir tarzda oynayan Rubinstein tarafından burada tamamen çürütülüyor. Zira bu estetik olmayan oyun birincilik ödülüyle taçlansaydı bu bir skandal olurdu!” diye görüş bildiriyor. Yine aynı köşede siyahın 25. hamlesi için Dr. Tarrasch “Siyahın şu ana kadarki iğrenç oyununun en tutarlı devamı: alışılmadık büyüklükte bir eşeklik.” diye yazıyor. Bu eleştiri Bay Nimzowitsch’i aşağıdaki satırların yayınlanmasını rica etmek zorunda bırakıyor:
Aron Niemzowitsch (e’yi sonradan soyadından atacaktır) Kaynak: Wiener Schachzeitung, 1910
Ayın 12. gününde Lokalanzeiger’in satranç köşesinde Dr. Tarrasch, Rubinstein’a karşı oynadığım partimi -kamuoyu önünde oyun tarzımı aşağılamak için uygun bir araç olarak- yorumlarıyla birlikte yayınladı. Benim satranç anlayışımla kimsenin uyuşuyor olmasına gerek yok ama böylesi abartılı ve çarpık bir eleştiri en enerjik bir karşılığı gerektiriyor. Oyun tarzıma yönelik “çirkin”, “iğrenç” gibi tabirler ve bilinç kaybına yol açan bir öfke nöbetinin buna benzer diğer semptomları örnek olmak isteyen bir yorumcuya yakışmıyor. Ayrıca burada sanki Dr. T. benden 3. e4-e5 varyantındaki teorik fiyaskosunun intikamını almak istiyor gibi bir düşünce akla geliyor. Şüphesiz Hanham gibi bir açılışı böyle sert bir şekilde yerin dibine sokmak istemek gülünç. Rubinstein’a karşı olan oyunum birinciliğin şanı ve 2500 Frank için belirleyici olacaktı. Anlaşılır bir heyecanla kendi kuvvetimin çok altında oynadım. Dr. Tarrasch bu husus hakkında susuyor ve kendisi için karakteristik bir şekilde oyun tarzım hakkında -bilen herkesi öfkelendirmesi gereken- bir yargıya varıyor. Ayrıca “çirkin” Hanham Varyantı’nın doğruluğunu Dr. Tarrasch’a karşı ad oculos göstermeye hazırım, tıpkı tartışmalı e4-e5 varyantının doğruluğunu gösterme zevkine eriştiğim gibi. Bahsi Dr. Tarrasch belirleyebilir, ben siyah taşları alacağım, önceden kararlaştırılmış sayıda parti oynayacağız ve…haklı olan taraf kazanacak.
“Deutsches Wochenschach”, 28 Nisan 1912
Tarrasch bu düelloya daveti yanıtsız bırakır. Praeceptor Germaniae, Baltık diyarından bir gençle yüz göz olmaya niyetli değildir, üstelik aralarındaki skor da Nimzowitsch’in lehinedir dolayısıyla yapılacak bir maç riskler barındırmaktadır. İkili arasındaki esas çekişme ise bir sonraki sene gerçekleşecektir.
Kaynak: Wiener Schachzeitung 1912
Tarafların neden bahsettiğini daha iyi anlamak adına son olarak San Sebastian 1912’den Rubinstein – Nimzowitsch ve Nimzowitsch – Tarrasch partilerine bakalım.
Rubinstein, Akiba
Nimzowitsch, Aron
San Sebastian International Masters-0222
March 19, 1912 – San Sebastian
1.d4Nf62.c4d6Tarrasch’a göre çirkin bir hamle fakat Nimzowitsch aynı fikirde değil!3.Nf3Nbd74.Nc3e55.e4Be76.Be2O-O7.O-ORe88.Qc2Bf89.b3c610.Bb2Nh511.g3Nb812.Rad1Qf613.Nb1Rubinstein, partiyi yeterince enerjik oynamıyor, kuşkusuz bunda oyunun turnuvayı kazananı belirleyecek olmasının büyük payı var.13.c5!±exd414.Nxd4dxc515.Nf5Qg616.Bc1!ve Ah4 ile h5 atı düşecek!13…Bh314.Rfe1?!Rubinstein tüm partiyi basit oynamak istiyor ama rakibinin karşı oyununu daha fazla ciddiye almalıydı.14.dxe5!dxe515.Nxe5Rxe516.Bxh5Qe717.Bxe5Qxe518.Be2Bxf119.f4Qe720.Kxf1Beyaz net piyon fazla ve iyi kazanç şansları var, özellikle de Rubinstein gibi bir teknisyenin elinde.14…Nf4!15.dxe5dxe516.Nxe5Rxe517.Bf1Nd718.Qd2Bxf118…Bg419.Bxe5Nxe520.Qxf4Nf3+21.Kg2Nxe1+22.Rxe1Qxf423.gxf4Rd8Beyaz piyon fazlaysa da fazla piyonu duble ve Siyah fil çifti ile birlikte açık hattın da hakimi, dolayısıyla dikkat etmesi gereken taraf daha çok Beyaz gibi görünüyor.19.Rxf1Nh3+20.Kg2Ng521.f4Qg622.fxg5Rxe423.Qxd7Re2+24.Rf2Qe4+25.Kg1Bc5??Tarrasch’ın bahsettiği büyük eşeklik!25…Rxf226.Kxf2Qc2+27.Qd2Bc5+Mieses’in de belirttiği gibi berabere yol açardı, Beyaz şah şahlardan kaçamıyor.28.Kg2Qe4+29.Kh3Qf5+30.Kh4Re831.Re1Re4+32.Rxe4Qxe4+33.g4Qxb1=26.Bd4Rubinstein, oyunun son safhasını oldukça iyi oynuyor ve hem oyunu hem de turnuvayı kazanıyor:26…Bxd427.Qxd4Re1+28.Rf1Rxf1+29.Kxf1Qh1+30.Kf2Qxh2+31.Kf3f632.Qd2Qh333.Qd7f534.Nc3Qh5+35.Kg2Qxg536.Qe6+Kh837.Ne2Qh538.Rd7Re839.Nf4Rxe640.Nxh5h641.Nxg7Re2+42.Kf3Rxa243.Rxb7a544.Nxf5c545.Nxh6a446.bxa4Ra3+47.Kf4Rf3+48.Kg5Rxg3+49.Ng4Ra350.Kg61–0